Dünyada üzerine ağırlık konulduğunda en zor devrilen
geometrik şekil üçgen prizma olarak hesaplanmış ve
sehpalarda bu mantık uygulanmıştır. Bu nedenle sehpa ayakları üç
tanedir. tripod kelimesi de buradan ortaya çıkmıştır. Kameranın güvenli bir
şekilde belirli bir yükseklikte konumlanması sehpa ayakları ile sağlanır.
Gövdeden sonra sehpanın en önemli parçasıdır.
Üretimi basit gibi görünse de yakından incelendiğinde iç içe geçen alüminyum
veya fiber borulardan imal edildiği, bu boruları birbirine kenetleyen bir kilit
sisteminden meydana geldiği görülecektir. Ayakların üst kısmında ayakları
birbirine bağlayan ve gövdenin monte edildiği gövde yatağı bulunur. Ayakların
alt kısmında ise stüdyo tipi ayaklarda, yıldızın geçirileceği top şeklinde
lastik pabuç, aktüel tip ayaklarda ise ayak çivisi bulunmaktadır.
Eskiden tripod ayakları ahşap olarak imal edilmekteydi. Çok sağlam olan bu tip
sehpalarda kamera ağırlığı problem olmuyordu. Ancak sehpa ağırlığı uzun
mesafelerde taşınmasını zorlaştırıyordu. Teknolojinin ilerlemesiyle çeşitli fiber ve
ametal karışımlar sayesinde sehpaları hafif üretmek mümkün oldu.
Kolay kırılmayacak, eğilmeyecek, ıslak ortamlardan, toz zerreciklerinden zarar görmeyecek
ve uzun süre elde, omuzda taşınabileceği düşünülerek hafif malzemelerden üretilmektedir.
Kameranın zemine en yakın seviyelere ve mümkün olduğu kadar yükseğe kurulması için
sehpa
ayakları kademeli üretilmiştir. Profesyonel bir
sehpa ayağı üç kademeli olup ilk kademe normal
sehpa yüksekliği, ikinci kademe insan boyu,
diğer kademe ise insan boyundan yukarısı düşünülerek üretilmiştir.
Fotograf makinelerinde kullanılan
sehpalar genelde makinenin ağırlığına göre daha basit ve hafif
seçilir. Katlandıktan sonra daha az yer kaplaması için küçük sehpalar kullanılır.
Sehpaların ağır veya büyük objektifler için objektife monte edilen modelleri de vardır.
Hatta sadece tek ayaklı monopodlar da bu amaçla kullanılır.
Kameramanın çalışacağı konuya, istenilen efekte ve zeminin durumuna göre kamera konumu
ve yüksekliği belirlenir. Bu belirlenen yüksekliğe kameranın kurulabilmesi
sehpanın yetenekleri
ile doğru orantılıdır. Çekim için tespit edilen açının zemini eğik olabilir,
merdivene, bir bahçe duvarına denk gelebilir. Sehpa ayaklarını ayarlayarak güven
duyduğumuz her yere kamerayı konumlandırabiliriz.
Sehpanın ayaklarının açısının, bir ayağın uzun veya kısa olmasının, zeminin
eğiminin hiç bir önemi yoktur. Önemli olan sehpanın kafasının yatay düzleme olan
paralelliğini sağlamaktır. Yatay düzlem ile kafanın, kızağın, dolayısıyla
kameranın paralelliğini sağlamak için kafa üzerindeki su terazisinden
yararlanılır.
Kaynak
TRT Kamera Asistanı Kurs Notları
Sachtler Web Sitesi
Vinten Web Sitesi