Psikolojik tripod Yüksekliği

Kameramanların sehpayı kuracağı zaman, eğer yönetmen özel bir kamera yüksekliği belirtmemişse psikolojik olarak kendi boyuyla orantılı bir yüksekliğe kurma alışkanlığı tespit edilmiştir. Kameraman sehpaya kurduğu kamera ile uzun zaman çekim yapacaksa veya uzun süre beklemek zorundaysa kamerayı genelde vizöre en kolay, eğilip bükülmeden bakabileceği boyuyla orantılı bir yükseklikte kurmaktadır. Üstelik bu şekilde davranan kameramanlarda alışkanlık haline geldiği de saptanmıştır.

Özellikle yönetmen ile çekim yapmayan haber kameramanlarında bu problem vardır. Kameraman, diyelim ki Başbakanın konuşmasını çekmek için görevlendirildiğinde, belki bir muhabir ile konuşmanın yapılacağı basın için ayrılan yere sehpasını kurarak bir anlamda iyi bir açı için yer kapar. Bu sırada sehpayı gözüne göre rahat edeceği bir yüksekliğe alır, beklemeye başlar. Bu süre uzayabilir. Kameraman arada sırada "geliyor" alarmlarıyla kameranın başına geçer. Başbakan gelince de konuşma süresi belli olmaz. Uzayabilir. Bu sırada eğer sehpa uygun yükseklikte olmazsa eğilmek veya kafasına yukarıya çevirerek vizörden bakmak zorunda kalır. Bu durum onun farkında olsa da, olmasa da bir enerji harcamasına, yorulmasına neden olacaktır.

Bu tip çekimler arttıkça en rahat edeceği yüksekliği bulur ve onu kullanmaya başlar. Bilinç altına yerleşen bu yükseklik, başka tip çekimlerde de devam eder. Alışkanlık haline gelir. Biz bu yüksekliğe "tripodun Psikolojik Yüksekliği" diyoruz.

Oysa tripod yüksekliği konunun yüksekliğine ve anlatılmak istenen ifadeye göre değişmektedir. Eğer bir kişiyi çekerken kamera o kişinin gözü ile aynı yüksekliğe alındığında kişi televizyon karşısındaki seyircinin, izleyicinin gözünün içine bakarak konuşuyor ve onunla eşit demektir. Eğer çekilen kişinin göz hizasının daha altından çekim yapılırsa o kişi sizden kuvvetli, büyük, ulu, yüce, önemli bir konu anlatıyor demektir. Objektif, bunun tersi olan çekilen kişinin göz hizasının üstündeyse, izleyici tepeden baktığı izlenimi uyanır. Bu kişi sizden zayıf, küçük, önemsiz anlamı ortaya çıkmaktadır.

Kamera ile çekilen her görüntünün bir anlamı vardır. Bu psikolojik etkiler düşünüldüğünde, kamera karşısına geçen her kişi için istenilen etki yaratılmalı, bu nedenle de kamera yüksekliği ayarlanmalıdır. İnsan değil de herhangi bir nesne bile çekilse bu geçerlidir. Kamera açısı her değiştirildiğinde bu göz önüne alınarak uygun yükseklik bulunmalıdır.


Kaynak
TRT Kamera Asistanı Kurs Notları
Sachtler Web Sitesi
Vinten Web Sitesi