Çetin Gürtop


Görüntü Yönetmeni

Doğum Tarihi - 1936, İstanbul
Ölüm Tarihi - 4 Ocak 2009, İstanbul

Yeşilçam’ın ‘Dünyayı Kurtaran Adam’, ‘Gurbet Kuşları’, ‘Keşanlı Ali Destanı’ gibi 300’ün üzerinde filmine imza atan ünlü görüntü yönetmeni Çetin Gürtop’un Alman kanalı ZDF tarafından belgeseli çekildi. Siroz rahatsızlığı nedeniyle 2009 yılında vefat etti.

Görüntü Yönetmeni Filmografisi

Varyemez - 1991 (Uzun Kurmaca)
İki Yabancı - 1990 (Uzun Kurmaca)
Madde 438 - 1990 (Uzun Kurmaca)
İstiyorum - 1989 (Uzun Kurmaca)
Talih Kuşu - 1989 (Uzun Kurmaca)
Suçlu - 1989 (Uzun Kurmaca)
Polis Dosyası - 1989 (Uzun Kurmaca)
Lambada / Gençlik Fırtınası - 1989 (Uzun Kurmaca)
Karılar Koğuşu - 1989 (Uzun Kurmaca)
Dehşet Gecesi - 1989 (Uzun Kurmaca)
Yasak İlişki - 1988 (Uzun Kurmaca)
Sapık Kadın - 1988 (Uzun Kurmaca)
Nazlı ile Emir - 1988 (Uzun Kurmaca)
Kızım ve Ben / Gurbet Kadını - 1988 (Uzun Kurmaca)
Evcilik Oyunu - 1988 (Uzun Kurmaca)
Canım Oğlum - 1988 (Uzun Kurmaca)
Biz Ayrılamayız - 1988 (Uzun Kurmaca)
Yarınsız Adam - 1987 (Uzun Kurmaca)
Kızımın Kanı - 1987 (Uzun Kurmaca)
Kurtar Beni - 1987 (Uzun Kurmaca)
Kalbimdeki Düşman - 1987 (Uzun Kurmaca)
Islak Sokak - 1987 (Uzun Kurmaca)
Hafız Yusuf Efendi - 1987 (Uzun Kurmaca)
Gönülden Gönüle - 1987 (Uzun Kurmaca)
Bebek - 1987 (Uzun Kurmaca)
Babamız Eğleniyor - 1987 (Uzun Kurmaca)
Alamancının Karısı - 1987 (Uzun Kurmaca)
Vazife Uğruna - 1986 (Uzun Kurmaca)
Savunma - 1986 (Uzun Kurmaca)
Kıskıvrak - 1986 (Uzun Kurmaca)
Hayat Köprüsü - 1986 (Uzun Kurmaca)
Aşk Hikayemiz - 1986 (Uzun Kurmaca)
Alın Yazım - 1986 (Uzun Kurmaca)
Akrep - 1986 (Uzun Kurmaca)
Adem İle Havva - 1986 (Uzun Kurmaca)
Ölüm Yolu - 1985 (Uzun Kurmaca)
Tele Kızlar - 1985 (Uzun Kurmaca)
Paramparça - 1985 (Uzun Kurmaca)
Keriz - 1985 (Uzun Kurmaca)
Katiller De Ağlar - 1985 (Uzun Kurmaca)
Kahreden Gençlik - 1985 (Uzun Kurmaca)
İmparator - 1984 (Uzun Kurmaca)
Yangın - 1984 (Uzun Kurmaca)
Taçsız Kraliçe - 1984 (Uzun Kurmaca)
Kayıp Kızlar - 1984 (Uzun Kurmaca)
Kadın Bir Defa Sever - 1984 (Uzun Kurmaca)
Gırgıriyede Büyük Seçim - 1984 (Uzun Kurmaca)
Alev Alev - 1984 (Uzun Kurmaca)
İhtiras Fırtınası - 1983 (Uzun Kurmaca)
Zifaf - 1983 (Uzun Kurmaca)
Gırgıriyede Cümbüş Var - 1983 (Uzun Kurmaca)
Beyaz Ölüm - 1983 (Uzun Kurmaca)
Son Savaşçı - 1982 (Uzun Kurmaca)
O Kadın - 1982 (Uzun Kurmaca)
Leyla İle Mecnun - 1982 (Uzun Kurmaca)
Kördüğüm - 1982 (Uzun Kurmaca)
Görgüsüzler - 1982 (Uzun Kurmaca)
Dünyayı Kurtaran Adam - 1982 (Uzun Kurmaca)
Yüz Karası / Şöhretin Sonu - 1981 (Uzun Kurmaca)
Kader Arkadaşı - 1981 (Uzun Kurmaca)
Gırgıriyede Şenlik Var - 1981 (Uzun Kurmaca)
Gırgıriye - 1981 (Uzun Kurmaca)
Davaro - 1981 (Uzun Kurmaca)
Zübük - 1980 (Uzun Kurmaca)
Tanrıya Feryat - 1980 (Uzun Kurmaca)
Renkli Dünya - 1980 (Uzun Kurmaca)
Perişanım - 1980 (Uzun Kurmaca)
Boynu Bükük - 1980 (Uzun Kurmaca)
Yanmışım - 1979 (Uzun Kurmaca)
Süpermenler - 1979 (Uzun Kurmaca)
Mücevher Hırsızları - 1979 (Uzun Kurmaca)
Canikom - 1979 (Uzun Kurmaca)
İşte Bizim Hikayemiz - 1978 (Uzun Kurmaca)
Çilekeş - 1978 (Uzun Kurmaca)
Vahşi Gelin - 1978 (Uzun Kurmaca)
Taşı Toprağı Altın Şehir - 1978 (Uzun Kurmaca)
Kara Murat Devler Savaşıyor - 1978 (Uzun Kurmaca)
Hedef - 1978 (Uzun Kurmaca)
Ölmeyen Şarkı - 1977 (Uzun Kurmaca)
Kara Murat Denizler Hakimi - 1977 (Uzun Kurmaca)
Bizim Kız - 1977 (Uzun Kurmaca)
Baskın - 1977 (Uzun Kurmaca)
Babanın Evlatları - 1977 (Uzun Kurmaca)
Acı Hatıralar - 1977 (Uzun Kurmaca)
Tuzak - 1976 (Uzun Kurmaca)
Sıralardaki Heyecan - 1976 (Uzun Kurmaca)
Ne Umduk Ne Bulduk - 1976 (Uzun Kurmaca)
Mağlup Edilemeyenler - 1976 (Uzun Kurmaca)
Kara Murat Şeyh Gaffar'a Karşı - 1976 (Uzun Kurmaca)
Kader Bağlayınca - 1976 (Uzun Kurmaca)
Gizli Kuvvet - 1976 (Uzun Kurmaca)
Cani - 1976 (Uzun Kurmaca)
Baş Belası - 1976 (Uzun Kurmaca)
Şafakta Buluşalım - 1975 (Uzun Kurmaca)
Üç Kağıtçılar - 1975 (Uzun Kurmaca)
Kara Murat Kara Şövalyeye - 1975 (Uzun Kurmaca)
Yumurcak / Veda - 1974 (Uzun Kurmaca)
Yaşar Ne Yaşar Ne - 1974 (Uzun Kurmaca)
Yaz Bekarı - 1974 (Uzun Kurmaca)
Silemezler Gönlümden - 1974 (Uzun Kurmaca)
Karateciler İstanbul'da - 1974 (Uzun Kurmaca)
Kara Murat Ölüm Emri / Kardeş Kanı - 1974 (Uzun Kurmaca)
Erkekler Ağlamaz - 1974 (Uzun Kurmaca)
Ayrı Dünyalar - 1974 (Uzun Kurmaca)
Aman Ne Gırgır - 1974 (Uzun Kurmaca)
Almanyalı Yarim - 1974 (Uzun Kurmaca)
Yumurcak Küçük Kovboy - 1973 (Uzun Kurmaca)
Vurgun - 1973 (Uzun Kurmaca)
Turist Ömer Uzay Yolunda - 1973 (Uzun Kurmaca)
Soyguncular - 1973 (Uzun Kurmaca)
Karateci Kız - 1973 (Uzun Kurmaca)
Kara Murat Fatih'in Fermanı - 1973 (Uzun Kurmaca)
Gurbetçiler - 1973 (Uzun Kurmaca)
Dikiz Aynası - 1973 (Uzun Kurmaca)
Bitirimler Sosyetede - 1973 (Uzun Kurmaca)
Bitirim Kardeşler - 1973 (Uzun Kurmaca)
Acı Hayat - 1973 (Uzun Kurmaca)
İtham Ediyorum - 1972 (Uzun Kurmaca)
İnsafsızlar - 1972 (Uzun Kurmaca)
Utanç - 1972 (Uzun Kurmaca)
Sezercik Aslan Parçası - 1972 (Uzun Kurmaca)
Kara Murat: Fatih'ın Fedaisi - 1972 (Uzun Kurmaca)
Kanlı Para - 1972 (Uzun Kurmaca)
Bir Garip Yolcu - 1972 (Uzun Kurmaca)
Ayrılık - 1972 (Uzun Kurmaca)
Asi Gençler - 1972 (Uzun Kurmaca)
İki Esir - 1971 (Uzun Kurmaca)
Ömrümce Unutamadım - Ömrümce Aradım - 1971 (Uzun Kurmaca)
Yumurcağın Tatlı Rüyaları - 1971 (Uzun Kurmaca)
Yağmur - 1971 (Uzun Kurmaca)
Oyun Bitti - 1971 (Uzun Kurmaca)
Hak Yolu - 1971 (Uzun Kurmaca)
Fadime Cambazhane Gülü - 1971 (Uzun Kurmaca)
Büyük Acı - 1971 (Uzun Kurmaca)
Beklenen Şarkı - 1971 (Uzun Kurmaca)
Aşkımı Kanla Yazdım - 1971 (Uzun Kurmaca)
Allı Turnam - 1971 (Uzun Kurmaca)
Adını Anmayacağım - 1971 (Uzun Kurmaca)
İşportacı Kız - 1970 (Uzun Kurmaca)
Yumurcak Köprüaltı Çocuğu - 1970 (Uzun Kurmaca)
Yarım Kalan Saadet - 1970 (Uzun Kurmaca)
Söz Müdafanın - 1970 (Uzun Kurmaca)
Saadet Şehri - 1970 (Uzun Kurmaca)
Kaçak - 1970 (Uzun Kurmaca)
Güzel Şoför - 1970 (Uzun Kurmaca)
Fadime - 1970 (Uzun Kurmaca)
Yumurcak - 1969 (Uzun Kurmaca)
Son Mektup - 1969 (Uzun Kurmaca)
Osmanlı Kartalı - 1969 (Uzun Kurmaca)
Lekeli Melek - 1969 (Uzun Kurmaca)
Hüzünlü Aşk - 1969 (Uzun Kurmaca)
Hayat Kavgası - 1969 (Uzun Kurmaca)
Hancı - 1969 (Uzun Kurmaca)
Deli Murat - 1969 (Uzun Kurmaca)
Dağlar Şahini - 1969 (Uzun Kurmaca)
Cilveli Kız - 1969 (Uzun Kurmaca)
Ağlama Değmez Hayat - 1969 (Uzun Kurmaca)
Altın Kalpler - 1969 (Uzun Kurmaca)
İstanbul Tatili - 1968 (Uzun Kurmaca)
Tahran Macerası - 1968 (Uzun Kurmaca)
Sabah Yıldızı - 1968 (Uzun Kurmaca)
Hırsız Kız - 1968 (Uzun Kurmaca)
Efkarlı Sosyetede - 1968 (Uzun Kurmaca)
Benimle Evlenir Misin - 1968 (Uzun Kurmaca)
Benim De Kalbim Var - 1968 (Uzun Kurmaca)
Aşka Tövbe - 1968 (Uzun Kurmaca)
Arkadaşımın Aşkısın / Kan Kardeşim - 1968 (Uzun Kurmaca)
İdam Günü - 1967 (Uzun Kurmaca)
Zehirli Hayat - 1967 (Uzun Kurmaca)
Silahlı Paşazade - 1967 (Uzun Kurmaca)
Serseri - 1967 (Uzun Kurmaca)
Ringo Kazım - 1967 (Uzun Kurmaca)
Pranga Mahkumu - 1967 (Uzun Kurmaca)
Paşa Kızı - 1967 (Uzun Kurmaca)
Parmaklıklar Arkasında - 1967 (Uzun Kurmaca)
Osmanlı Kabadayısı - 1967 (Uzun Kurmaca)
Namus Borcu - 1967 (Uzun Kurmaca)
Kardeş Kavgası - 1967 (Uzun Kurmaca)
Kader Bağı - 1967 (Uzun Kurmaca)
Evlat Uğruna - 1967 (Uzun Kurmaca)
Bitirimsin Abi - 1967 (Uzun Kurmaca)
Beni Katil Ettiler - 1967 (Uzun Kurmaca)
Bekar Odası - 1967 (Uzun Kurmaca)
Ağır Suç - 1967 (Uzun Kurmaca)
Ağa Düşen Kadın - 1967 (Uzun Kurmaca)
Ayrılık Saati - 1967 (Uzun Kurmaca)
İntikam Uğruna - 1966 (Uzun Kurmaca)
İdam Mahkumu - 1966 (Uzun Kurmaca)
Ölmek Mi Yaşamak Mı - 1966 (Uzun Kurmaca)
Vur Emri - 1966 (Uzun Kurmaca)
Suçsuz Firari - 1966 (Uzun Kurmaca)
Seher Vakti - 1966 (Uzun Kurmaca)
Milyonerin Kızı / İntikam Hırsı - 1966 (Uzun Kurmaca)
Kolejli Kızın Aşkı - 1966 (Uzun Kurmaca)
Kaderin Cilvesi - 1966 (Uzun Kurmaca)
Efkarlıyım Abiler - 1966 (Uzun Kurmaca)
Beyoğlu Esrarı - 1966 (Uzun Kurmaca)
Bar Kızı - 1966 (Uzun Kurmaca)
Aşk Mücadelesi - 1966 (Uzun Kurmaca)
Affedilmeyen - 1966 (Uzun Kurmaca)
Acı Tesadüf - 1966 (Uzun Kurmaca)
Zennube - 1965 (Uzun Kurmaca)
Yankesicinin Aşkı (Yankesici Kızın Aşkı) - 1965 (Uzun Kurmaca)
Tatlı Yumruk - 1965 (Uzun Kurmaca)
Satılık Kalp - 1965 (Uzun Kurmaca)
Kadın Okşanmak İster - 1965 (Uzun Kurmaca)
Hüseyin Baradan Çekilin Aradan - 1965 (Uzun Kurmaca)
Gizli Emir - 1965 (Uzun Kurmaca)
Fişek Necmi / Kasımpaşa'nın Belalısı - 1965 (Uzun Kurmaca)
Canın Cehenneme - 1965 (Uzun Kurmaca)
Bekri Mustafa - 1965 (Uzun Kurmaca)
Babamız Evleniyor - 1965 (Uzun Kurmaca)
Ateş Gibi Kadın - 1965 (Uzun Kurmaca)
Şeytanın Uşakları - 1964 (Uzun Kurmaca)
Şehrazat - 1964 (Uzun Kurmaca)
Manyaklar Köşkü - 1964 (Uzun Kurmaca)
Kızgın Delikanlı - 1964 (Uzun Kurmaca)
Keşanlı Ali Destanı - 1964 (Uzun Kurmaca)
Gurbet Kuşları - 1964 (Uzun Kurmaca)
Evcilik Oyunu - 1964 (Uzun Kurmaca)
Dullar Tercih Edilir - 1964 (Uzun Kurmaca)
Abidik Gubidik - 1964 (Uzun Kurmaca)
İki Gemi Yanyana - 1963 (Uzun Kurmaca)
Yarın Bizimdir - 1963 (Uzun Kurmaca)
Cilalı İbo Kızlar Pansiyonunda - 1963 (Uzun Kurmaca)
Cici Can - 1963 (Uzun Kurmaca)
Azrailin Habercisi - 1963 (Uzun Kurmaca)
Şehirdeki Yabancı - 1962 (Uzun Kurmaca)
Üç Tekerlekli Bisiklet - 1962 (Uzun Kurmaca)
Silah Arkadaşları - 1962 (Uzun Kurmaca)
Neşemizi Bulalım - 1962 (Uzun Kurmaca)
Küçük Beyefendi - 1962 (Uzun Kurmaca)
Kadın Ve Tabanca - 1962 (Uzun Kurmaca)
Cengiz Han'ın Hazineleri - 1962 (Uzun Kurmaca)
Bir Gecelik Gelin - 1962 (Uzun Kurmaca)
Bir Aşk Günahı - 1962 (Uzun Kurmaca)
Battı Balık - 1962 (Uzun Kurmaca)
Ümitsiz Bekleyiş - 1961 (Uzun Kurmaca)
Unutamadığım Kadın - 1961 (Uzun Kurmaca)
Seni Kaybedersem - 1961 (Uzun Kurmaca)
Seni Benden Alamazlar - 1961 (Uzun Kurmaca)
Allah Cezanı Versin Osman Bey - 1961 (Uzun Kurmaca)
Dolandırıcılar Şahı - 1960 (Uzun Kurmaca)
Suçlu - 1960 …. Kameraman (Uzun Kurmaca)
Karacaoğlan'ın Kara Sevdası - 1959 …. Kameraman (Uzun Kurmaca)
Ala Geyik - 1959 …. Kameraman (Uzun Kurmaca)
Son Beste - 1955 …. Kamera Asistanı (Uzun Kurmaca)
Kadın Severse - 1955 …. Kamera Asistanı (Uzun Kurmaca)

Diğer Filmografisi

Baskın - 1977 .... Sanat Yönetmeni

Ödülleri

Baş Belası - 1997
14. Antalya Film Şenliği, En İyi Görüntü Yönetmeni Ödülü. 1977



Kaynak
Internet Movie Database






Görüntü Yönetmeni

Görüntü Yönetmeni

Yeşilçam onun gözünden çıktı

Kamerada kendi ekolünü yaratan Çetin Gürtop?un kendinden pozometreli gözü olduğu anlatılıyor...

Adını bilmiyorsunuzdur büyük ihtimal ama görüntü yönetmenliğini yaptığı 300'den fazla film hemen her gün televizyonda döndüğünden, gözünün yakaladığına aşinasınız. Yeşilçam'ın ilk kameramanlarından, işiyle de kişiliğiyle de efsane Çetin Gürtop öldü.

Senaryosunu Kemal Tahir’in yazdığı, müziklerini Ruhi Su’nun yaptığı Atıf Yılmaz filmi ‘Yarın Bizimdir’i hatırlar mısınız? Ya da Lütfi Akad’ın Ayhan Işık’lı ‘Üç Tekerlekli Bisiklet’ini? ‘Keşanlı Ali Destanı’nı, memleket sinemasına bir Cüneyt Arkın ekleyen Halit Refiğ’in ‘Gurbet Kuşları’nı? 60’lardan 70’lere geçelim... Bütün ‘Yumurcak’lı filmler gözünüzün önünden geçsin, bütün Kara Murat’lar... Sonra ‘Davaro’suyla, ‘Zübük’üyle Kemal Sunal’lar ve tekmili birden ‘Gırgıriye’... Belki tekli orijinaline gişede basan ‘Üç Süpermenler’li, ‘Turist Ömer Uzay Yolunda’lı, ‘Dünyayı Kurtaran Adam’lı başka bir janrın müptelasısınız...

Burada sadece üç-beşinin adını anabildik ama Çetin Gürtop’un 1960’tan 1991’e kadar kamera başında olduğu filmlerin sayısının 300’ü aştığını düşününce bir tuhaf oluyor insan. Bilhassa da bu filmlerin neredeyse tamamının tek kamerayla çekildiği düşünülürse... Yönetmenler değişiyor, yıldızlar parlıyor-sönüyor, filmler renkleniyor, Yeşilçam’da modalar gelip geçiyor ama kamerada aynı göz... Adını hiç bilmiyorsunuz, ama hâlâ her gün onun görüntü yönetmenliğini yaptığı en az iki film televizyonda dönüyor. 300 film Yeşilçam’ın irice bir dalı demek, gövdesinin koca bir dilimi demek; aynı adamın gözünden geçmiş hepsi...

1976’da Atıf Yılmaz’ın yönetmenliğini yaptığı Türkiye-İtalya ortak yapımı ‘Baş Belası’ adlı filmle, 14. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde En İyi Görüntü Yönetmeni Ödülü de sahibi olan Çetin Gürtop, 4 Ocak’ta, 73 yaşında öldü. Cenazesi kalabalıktı: Yeşilçam Sokağı’ndan kalkan minibüslere doluşup da gelmiş, beyazlayan saçlarına, kırışan suratlarına rağmen hepsi tonla filmden aşina ‘kavgacı’ ekibi, figüran tayfası; biri yakalara Gürtop’un en havalı resmini iliştiriyor, biri akrabalarına sarılıp ağlıyor... Onun tedrisatından geçmiş, şimdi hepsi kendi kamerasının başında 20’ye yakın asistanı... Kadim dostu Türker İnanoğlu; seneler içinde yolları kesişen arkadaşları, Ekrem Bora, İzzet Günay, Orhan Gencebay, Selda Alkor, Oya Aydoğan...

Aşağıda okuyacaklarınız bu nevi şahsına münhasır insanı bir miktar tanıtma gayretidir. 10’lu yaşlarından itibaren meslekte babasının izinden giden, şimdi 40’larındaki oğlu Hakan Gürtop’la, 45 yıllık eşi Betül Gürtop’la ve her cinsten 160’ın üzerinde film çeken ayrı bir hikâye olan yönetmen dostu Çetin İnanç’la sohbetlerin hülasasıdır.

Setteki ‘paşa çocuğu’
Babası albay Hüsnü Bey, geçen yüzyıl başı trablusgarp Savaşı’nda esir düşenlerden. Soyadı Kanunu çıktıktan sonra, mahir topçuya Gürtop soyadını bizzat cephe arkadaşı Mustafa Kemal seçiyor. Ondan sonrası Anadolu’nun farklı vilayetleri... Büyük abla Güzin’in de, kardeş Çetin’in de çocukluğu İstanbul’a denk düşüyor.

Liseyi zar zor bitiren oğlunun haytalığından usanan Hüsnü Bey, bir meşgale olur ümidiyle bir akrabanın yanına yolluyor onu. Hayatın gidişatını değiştiren o insan, asistanlıktan yönetmenliğe hızla geçmiş amca oğlu Atıf Yılmaz Batıbeki... Bir uzak akraba da aynı camiadan ışıkçı Erol Batıbeki zaten. Başta ağır geliyor işler, ‘paşa çocuğu’ biraz mızmızlanıyor ama sonra da bırakamıyor. Kameranın arkasına ilk geçişi 1960’ta, Atıf Yılmaz’ın yönettiği ‘Dolandırıcılar Şahı’ ile...

O dönem herkesin bir ustası var, onun ağzına bakıyor, kendi yoğurt yiyişini bulana kadar hürmette kusur etmeden dibinden ayrılmıyor. Çetin Gürtop’unki siyah-beyaz dönemden bilinçaltında birikmiş çok sahnenin mimarı, Ortaköylü Mike Rafaelyan. Elektrikçiyken bir tesadüfle sinema makinistliğine, oradan da görüntü yönetmenliğine geçen Rafaelyan çok kolluyor onu.
Atıf Yılmaz ve Mike Rafaelyan kadar hayatının istikametini değiştiren bir önemli isim de Türker İnanoğlu. 1965’te İnanoğlu askerden döndükten sonra kendisine yeni bir ekip kurarken tanışıyorlar. 43 yıl sürecek bu dostluğun, iş arkadaşlığının başlamasında etkili olan da Gürtop’a referans veren sanat yönetmeni Sohban Koloğlu...

Ölümünün ardından tam bir İstanbul beyefendisi, hiç kimseye kötü bir his beslemeyen çok insancıl biri olarak anıyor Gürtop’u İnanoğlu; “Bizimki kardeşten öte bir yakınlıktı, neredeyse bir karı-koca ilişkisi gibiydi. Rahatsızlıklarımda aile efradı kadar üzülür, sevinçlerimde en çok sevinenlerden olurdu” diyor.

Derecesiz ateş ölçmek
İşinde neredeyse içgüdüsel bir becerisi olduğunu bugün herkes kabul ediyor. Sonraları daha ticari filmlerde çalıştıysa da, özellikle ilk dönem siyah-beyazları klasikler safına katılmış bile çoktan. En önemli özelliği tripotsuz, kamerayı ilk kez eline alarak çalışanlardan olması. O zaman kullanılan 2C kameralar çok ağır, hâkimiyet zor, hele 35 mm çekerken daha da zor fakat izleyiciye üçüncü bir göz açması bakımından da bu hareket devrim niteliğinde.

Öyle bir dönem ki, negatife çekildiği için film ancak yıkandığında, iş kopyası basıldıktan sonra görülebiliyor. Öyle bugünkü gibi kilometrelerce film harcama lüksü de yok. Bir kutu film 120 metre, bu da üç buçuk dakikaya tekabül ediyor. Bir filmin de en fazla 35 kutuda bitmesi farz. Ancak çok büyük yapımlarda bu rakam 45 kutuya çıkıyor. Öyle bir tasarruf ki klaket çekilirken fazla film gitmesin diye elle döndürülüyor. Bugünlerde 500 kutudan az harcayan yönetmenlerin ‘Az film kullandık’ diye övündüğünü belirtmiş olalım.

Malzeme bu kadar sınırlıyken hata yapma şansınız yok gibi. Bu riske rağmen acayip bir gözü var Çetin Gürtop’un. Pozometreye bakarmış gibi yapıp diyaframını, kelvinini bütün ayarları kendi elinde test ederek yaptığı çok görülmüş. Uydurur göründüğü her rakam pozometredekiyle aynı çıkıyormuş zaten. “Derecesiz ateş ölçerdi” diyor Çetin İnanç...
O zamanın sinemasında görüntü yönetmeni tek kameraman demek, ışık tasarımcısı demek, yönetmenden sonra ikinci insan demek. Sette herkesin abisi... Dev ekipler yok, bir minibüse şaryonun, teçhizatın, diğer minibüse set ekibiyle oyuncuların hep birlikte bindiği zamanlar. O kadar hiçbir şey yok ki, icabında bir yeniçeri ok atıp öbür tarafta bıyığını çıkardıktan sonra oku yemeye koşuyor. Şaryo arabası olmayınca reflektörlerin altına sabun çakılıp itiliyor. O da olmadı, kameraman bir brandanın üzerine çıkıyor, üç kişi brandayı yerde sağa sola çekiyor.
Çetin Gürtop, yurtdışında çalışabilen nadir kameramanlardan biri aynı zamanda. Özellikle kendisinin de hayran olduğu İtalyan sinemasından çağdaşı yönetmenlerle 15’e yakın filmde çalışmış. Guido Zurli, Türkiye sınır kapılarını çok aşındıranlardan... Derler ki ‘Love Story’nin görüntü yönetmeni Türkiye’de çalışmaya gelmiş, Gürtop da kameraman. Teorik olarak setteki amiri ‘Abi ben senden çok şey öğrendim’ diyerek gitmiş sonra.

Krepen’deki o masa
Çetin Gürtop sirozdan öldü; 20’li yaşlarında ustası Mike Rafaelyan’la şişeyi açıp bir yarım asır kadar iyi içti. Fakat hayatı boyunca arıza çıkarmayı bırakın, sesini yükselttiğini, ayakta sallandığını gören yok. Zaten sofra iş bittikten sonra kuruluyor. Ama o zamanlar içmek de bir başka galiba...

Gürtop’u arayan yönetmenler onu Krepen Pasajı’nda bulabileceklerini iyi biliyor. Neşe, Seviç, Yorgo... Birinde değilse diğerinde. Herkesin zaten ayrı rakı şişesi, ayrı bardağı var her meyhanede, hesaplar hiç karışmıyor. O ‘herkes’ kısmını da ayrıca açmak lazım.

Yeşilçam’dan Atıf Yılmaz ve Atilla Tokatlı dışında pek fazla kişinin buyur edilmediği özel bir masanın müdavimi Gürtop; masanın en genci... Şimdi buraya yazsam ayıp olur mu dediğim şeyi, zamanında oğlu Hakan Gürtop yaşamış zaten: Senelerce ‘Ayı Yaşar’ diye bildiği ‘amcanın’ Yaşar Kemal olduğunu öğrendiğinde ‘Ayıp değil mi?’ diye sormuş. Hakan Gürtop’un bir şaşkınlığı daha var. Babasının içki arkadaşlarından biri, bir amca eline üzerinde ‘Su akar, deli bakar’ yazılı bir peçete tutuşturmuş. ‘Deli herhalde’ diye düşündüğü kişinin Edip Cansever olduğunu anlaması için biraz daha büyümesi gerekmiş.

Ruhi Su, masanın eskilerinden, arada bir de sesiyle efsunluyor ortalığı. Hatta bir tane daha söylesin diye ayaklarının dibine sıklıkla yattığından ‘Paspas Arif’ diye anılanın Arif Keskiner olduğunu da sonradan öğrenmiş.

Samim Değer’in babası ünlü ressam Erdoğan Değer, ara ara Kemal Tahir, dönemin Eyüp Savcısı Marlon Kemal, hepsinin ortasında tek kadın, radyo spikeri, kadın-erkek çok kişinin gönlünü çelmiş Dürnev Tunaseli, abisi Pertev Tunaseli... Öyle bir masa ki, kimse ‘Ben’ diye başlamıyor cümleye; siyaset de, edebiyat da, ekonomi de, spor da, Gürtop’un hastalığı at yarışları da muhabbete her daim meze... Herkes solcu ama dönemin zenginlerinden Muhtar Kocataş da orada, Balık Pazarı’nın manavı da yanı başında... Midyeci Remzi geçiyor, boynunda havlusuyla seyyar ıstakozcu, Madam Anahit daha gepegenç ... Tarih cetvelinde başka bir dönem...

‘Evleniriz, ne var!’
Bugünden, çekmeyi ve çektirmeyi çok sevdiği için de mebzul miktarda olan eski fotoğraflarına baktığınızda, şimdilerde ‘cool’ kategorisine giren ne varsa gayriihtiyari havasında suyunda olduğunu görüyorsunuz. Biraz başka âlemlerden buraya kerhen düşmüş bir hal, biraz tutmuş ‘ağır’ mayasının üzerine oynamalar, biraz aynadakinden emin olmalar... Bu arada şehirde taksilerin az bulunduğu dönem; biri bozulursa diye iki taksiyle yola çıkmak gibi tatlı acayiplikleri de var mesela.

Mesleki açıdan hayranı bol, ama dönemin dişi starları arasında bir karıncalanma yarattığı da ortada. Onun 45 yıllık seçimi ise Ortaköy sokaklarında ‘havan batsın’ diye laf atılan başka bir ‘cool’. İstiklal Caddesi’nde kankası Çetin İnanç’la yürümekteler. İnanç’ın nişanlısı Berrin Hanım, eteklik ekose kumaş bakan 17 yaşındaki kardeşiyle karşıdan seyirtmekte. Betül Gürtop “Hani şimdi elektrik diyorlar ya, basbayağı çarpıldık biz o gün” diye anlatıyor.

İki cenah da burundan kıl aldırmıyor, ‘Evlenmeyeceksek görüşmeyelim’, ‘Evleniriz, ne var’lar havada uçuyor. 45 yılda tatsız zamanlar da bol, lakin Betül Gürtop arkasından hâlâ ‘çarpılmış’ gözlerle konuşabiliyor. Hayattaki tek büyük münakaşaları da o beline gelen saçlarını kestirdiğinde...

Çetin Gürtop, yakın zamana kadar Türker İnanoğlu Vakfı’na ait okulda ders veriyordu. Alman televizyon kanalı ZDF, daha aralık ayında ‘Bu kadar filmin görüntü yönetmenliğini yapmış bir adam nasıl olur’ üzerine bir belgesel için çekim yapmıştı. Mesleğinde pirdi, nevi şahsına münhasır bir kişiydi, ettiği bir laf üzerine altı dakika düşünmek icap ederdi. Hiçbir zaman çok kazanmadı, kazandığının kıymetinden de o anlamazdı. Ama Yeşilçam’ın pek kıymetli bir gözüydü...

Pınar Öğünç
17/01/2009
Radikal