Hayatı boyunca ne günlük tutmuş ne filmleriyle ilgili bir şeyler biriktirmiş;
evinde, çektiği filmlerden birinin bile video kaseti yok.. Türk sinemasının
büyük ismi Atıf Yılmaz, sinema alanında elli yıldır ayakta durabilmesini,
nostalji kavramıyla uzak yakın hiçbir ilgisi olmayışına, geçmişte olan her şeyi
kafasından silip atma eğilimine ve hep ileriye, geleceğe dönük yaşamayı
seçmesine bağlıyor. Ama gene de geçmişe bakmaktan, hatırladıklarını bizlerle
paylaşmaktan kendisini alamıyor. İyi ki de öyle yapıyor. Ucundan bal damlayan
kalemiyle hayatına renk ve yön veren kadınları, sinemacı olarak çektiği çileleri
anlatıyor tatlı tatlı.
Türk sineması üzerine saptamalarda bulunuyor o kalender
tavrıyla. Yeşilçam'ın ünlülerinin ve adsız kahramanlarını, nice sanat ve
edebiyat üstadını koluna takıp rengarenk bir yolculuğa çıkarıyor bizleri. Atıf
Usta, ne olur daha başka şeyler de hatırla!