Güneşe direk
olarak bakmak özel önlemler alınmazsa tehlikeli olabilir. Güneş ışınımı, yer
kabuğuna morötesi (UV) ile 290nm'den başlayarak daha büyük (metrik dizideki;
radyo dalgaları) dalga boylarına kadar uzanan geniş bir ölçekte ulaşır. Göz
dokuları 380-1400nm arasındaki ışınımı göz arkasındaki ışığa duyarlı retinaya
geçirir. Biz çevremizdeki cisimleri görebiliriz. Bu sırada gözümüz yere ulaşan
UV ışınımına yüksek oranda maruz kalırsa, gözümüzün retinası ve dış tabakaları
bundan hızla etkilenir. Sonuçta güneşe direk bakılması sırasında katarağın gelişmesine,
güneş körlükleri ya da retinal yırtıkların ortaya
çıkmasına yol açar. Retinanın şiddetli görsel ışığa maruz kalması da ışığa
duyarlı kanallar ve hücrelerde tahribata neden olur. Işığın bu bölgelerde
kimyasal tepkimeye girmesi sonucu geçici ya da kalıcı olabilen görme fonksiyonu
kayıpları da belirir.
Kişi özel önlemler almaksızın güneşe aralıklı ya da uzun
bir süre bakarsa bu fotokimyasal olay görme bölgesinde ufak kör bir alan meydana
getirebilir. Retinal bölgenin herhangi bir acı hissi vermemesi nedeniyle tehlike
daha da büyüktür. En azından olaydan sonraki bir kaç saat görme fonksiyonu
yerine gelemez.
Güneş tutulmaları sırasında, güneş sadece tam tutulma sürecinde Ay'ın Güneş diskini bütünüyle
kapattığı bir kaç saniyelik anda çıplak gözle izlenebilir. Yine de tam tutulma
anını çıplak gözle izlemek tümüyle güvenli değildir. Özel aygıt ve teknikler
kullanmaksızın parçalı ve halkalı tutulmalarda ya da tam tutulmanın parçalı
safhalarında kesinlikle güneşe bakmamak gerekir. Öyle ki, bir tutulmanın parçalı
safhalarında güneşin yüzeyi % 99 örtüldüğünde bile (aydınlanma düzeyi yaklaşık
alaca karanlık kadardır), geriye kalan güneş hilali retinal yanığa yol açacak
kadar yeterli ışık şiddetindedir. Kısacası özel gözlem yöntemlerinin ihmali
kalıcı göz hasarları ya da ciddi görüş kusurları doğurur.
Halkalı ya da parçalı tutulmalar sırasında güneşi gözlemek ya da görüntülemek
için de aynı teknikler kullanılmalıdır. En güvenli ve ucuz yöntem
projeksiyondur. Küçük bir delik ya da yarıktan geçirilen Güneş ışığı bir ekran
üzerine düşürülerek görüntü elde edilir. Üç ayak üzerine yerleştirilmiş dürbün
ya da küçük bir teleskop kullanarak da Güneş'in büyütülmüş görüntüsü beyaz bir
karton üzerine yansıtılabilir. Fakat bu arada yanlışlıkla olsa bile kimse
aygıttan Güneş'e bakacak kadar meraklı olmamalıdır!!!! Bu yöntemler tutulmanın
parçalı safhalarını güvenli bir şekilde izlemek için ancak deneyimli gözlemciler
tarafından hazırlanabilir. Projeksiyon yönteminin esas avantajı hiç kimsenin
doğrudan Güneş'e bakmamış olmasıdır. Dezavantajı ise ekranın, yarığın en az bir
metre arkasında olması gerekir ki Güneş görüntüsü kolaylıkla görülecek kadar
büyük elde edilsin.
Güneş, gözü koruyan ve yalnız özel tasarımlanan filtrelerle
izlenebilir. Böyle filtrelerin çoğunun yüzeyi alüminyumdan ince bir tabakayla
kaplıdır ya da krom alaşımdan yapılmıştır. Hem görsel hem de yakın kırmızı ötesi
(mikro dalga) ışınımı azaltarak geçirirler. Güvenli bir güneş filtresi görünen
ışığın % 0.003'ünden daha azını geçirir ve yakın kırmızı ötesi ışınımın %
0.5'inden daha fazlasını geçirmez. Özel olarak alüminyumdan güneş gözlemleri
için yapılmış pek pahalı olmayan bu çeşit filtreler yurt dışında yaygındır. Kimi
deneyimli Güneş gözlemcileri emülsiyonunda metalik gümüş içeren bir ya da iki
tabaka önceden ışığa tutulup banyo edilmiş siyah beyaz filmi üst üste koyarak
Güneş ışığını filtre ederler. Bu filmler koruyucu filtre görevi görür. Bir kısım
siyah-beyaz filmlerde gümüş yerine boya kullanılmıştır. Bunlar güvenli değildir.
Üzerinde görüntü olan siyah-beyaz negatifler de uygun değildir.
Son yıllarda
Güneş gözlemcileri koruyucu filtre olarak bilgisayar disketlerini ve CD'leri de
ortalarındaki deliği kapatarak kullanmaya başladılar. CD'lerde oluşturulan
görüntünün optik kalitesi diğer tip filtrelere göre oldukça düşüktür. Bir kısım
CD'ler çok ince alüminyum kaplamadan yapılmıştır. Bunlar güvenli değildir. Eğer
arkasından baktığımızda odadaki ışığı görüyorsak bunu da kullanmamak gerekir.
Yukarıda sözü edilen kendi olanaklarımızla elde ettiğimiz Güneş filtrelerini
optik bir aygıtla yani; dürbün, teleskop ve kamera ile birlikte kullanmamalıyız.
Bütün renkli filmler, gümüş içermeyen siyah-beyaz filmler, üzerinde görüntü olan
negatifler, buzlu camlar, güneş gözlükleri, fotografik nötral ve polarize
filtreler güvenli değillerdir. Bunların çoğu termal retinal yanığa neden
olabilen görünmez kırmızı ötesi ışınımı geçirir. Güneş filtresi göz merceğine
yerleştirilerek tasarlanmış kalitesiz ucuza satın alınabilen teleskoplar da
güvensizdir. Bunlardaki cam filtreler teleskop Güneşe yönlendirildiğinde aşırı
ısınarak kırılır. Gözlemci göz merceğinden gözünü daha ayıramadan (bir
milisaniye yeterli) retinal hasar oluşur. Olay Güneş ışığının tamamen
söndürülmesidir. Böyle bir filtreden Güneşe baktığınızda kendinizi güvende
hissetmelisiniz. Bü yüzden gözünüzün güvende olduğuna dair bir garantisi olmayan
gereksiz risklerden kaçınılmalıdır.