Herhangi bir görüntünün
kaydedilmesi sırasında, meslek gruplarına senaryonun genel ve o sahnedeki durumuna
göre kendi yorumunu katarak bir reji toplantısı ile yaratmak istediği atmosferi tam
olarak anlatması gerekmektedir.
Görüntü yönetmeni ve Işık yönetmeni bu bilgileri aldıktan sonra teknik
hazırlıkları tamamlar, yönetmen isteği olan atmosferi yakalamadan kayda girmez.
Yönetmenin bu isteklerini görüntü ve ışık yönetmenine anlatabilmesi için Işık
ile ilgili teknik bilgisinin olması gerekir. Projektör ve diğer malzemelerin
kapasitesine göre isteklerde bulunması doğru olur.
Yönetmenin ışık bilgisi iki şekilde önem kazanır.
Bazı çalışmalarda ışık ön plana çıkar. Özellikle, senaryo gece veya karanlık
ortamlarda gerçekleşmek zorunda ise, korku filmleri gibi ışığa dayalı
çalışmalarda iyi bir ışık bilgisi ve tecrübeli bir ışık ekibi gerekmektedir.
Yönetmenin bu tip filmlerde çalışmış tecrübeli ışık ekibini seçmesi gerekir.
Çalışma başlamadan önce ışık malzemelerinin tespit edilerek yapımcı ve ışık
şefinin bunları sağlaması için senaryonun büyük
ve önemli sahne veya planları hakkında bilgi vermesi gerekmektedir. Kameranın
göreceği büyük alanları veya gereken ışık efektlerini önceden belirlemesi ve
bunları ışık şefiyle görüşmesi gerekir.
Çalışma başladıktan sonra ise yönetmenin sahne ve plan koordinasyonlarını önceden
belirlemesi, mekanları önceden planlayıp ışık şefine önceden bu çalışma
planını vermesi gerekmektedir. Yani kısaca dersine çalışması gerekir.
Önce A mekanında sonra B mekanında tekrar A mekanında ve takiben B mekanında
çalışmayı istemek veya sahne ve planları sıralı çekmeye çalışmak yönetmenlik
değildir. Bu şekildeki çekimler, maliyeti arttırdığı gibi özellikle çok
çalışan ışık grubunu çileden çıkarır. Işık şefi, ışık devamlılığını
tutturmak için çok büyük efor sarf eder. Bana göre aynı ışığı tutturmak
olanaksızdır.
Yönetmenin ışık ekibiyle diyaloglarının doğru olması ve ışık terminolojisini
kullanması zaman problemini ortadan kaldırır; yoksa o çalışma süresi uzar.