Bir cam tüpün içine gaz doldurarak akkor Flamanlı bir lamba yaptı. Elektrik enerjisini kullanarak bu tüp içindeki
flamanın ışık yaymasını sağladı. Daha sonra yaptığı deneylerle daha dayanıklı lambalar icat etti.
Bu lambaları bir sokağa monte ederek ilk sokak lambalarını ve aydınlatmayı yaptı. Şehir elektrik şebekesini yer altından
döşeyen ve gerçekleştiren Edison ve ekibiydi. Bu sayede lambalar evlerde kullanılmaya başlandı.
Tarihte ilk ses kaydı 1877'de Thomas Edison'un (1847-1931) geliştirdiği ve "konuşan
makine" adını verdiği aygıtla gerçekleşti. "Fonograf" ya da daha yaygın olarak "gramofon"
diye adlandırılan bu aygıt ses titreşimlerini, döner bir silindire sarılmış bir kalay
folyoya izler halinde kaydediyordu. Edison makinesini denemek için önce ahizeye "Merhaba"
diye seslenmiş, folyoyu bir diyaframa bağlı bir iğnenin altından geçirdiğinde, aynı
sözcüğün yinelendiğini işitmişti. Bu mekanik-akustik kayıt yöntemi 1920'de elektrikli
sistemlerin ortaya çıkmasına kadar sürdü. Bant kayıt sistemlerini geliştirmek içinse,
magnetik ilkeleri kullanıldı. Bu sistemler, 1935'te magnetik plastik şeridin devreye
girmesiyle, ardından da 1960'larda mikroelektroniğin kullanılmasıyla, büyük bir ticari
başarı kazandı.