Altın Portakal Film Festivali Geleceğin Yönetmenlerini Engelliyor!

Altın Portakal Film Festivali "teşvik" eden değil artık "engelleyendir"!

Kısa film festivali yarışma yönetmeliğinde "eser işletme belgesi" isteniyor.

Yapılan tüm festivallerin ana amacı "güya" yapımcı ve yönetmenleri yaratıma teşvik etmek, sinemanın gelişimine katkı sunmaktır.

Hay katkınızın da, gelişiminizin de altında kalasınız! Görmezlikten gelme yerine karşılaşma cesaretini gösterebilirlerse ayrıntılarıyla yüzlerine kusmayı deneyeceğim!

Her fırsatta yaşanan zorlukların mücadelesinde hümanizmimle ağzını açıp değişimin şartlarıyla ağzını kapatan güzide jüricikler ve danışma kurullarında yer alanların "bihaber" oluşlarını anlayışla karşılamanız size kalmış! Üç maymun ne demişti?

Uzun metrajlı filmlerde istenen belgelerin anlamsızlığının yanı sıra kısa film yapan birinden Eser İşletme Belgesi istemek ne oluyor?!

Gelişime ve teşvike katıksız zarar verdiğini bilmeyen varsa vay haline.

Kabaca açıklayacağım.

Üslubum müstahaktır; tuzunuz kuru değil mi? Film yapanların hangi zorluklarla çabaladığını bilmediğinizden, tanımadığınızdan, anlamadığınızdan kolaylaştırıcı ve geliştirici çözümler üretemiyorsunuz.

şirketiniz olmalı= para

yapımcılık aday belgesi = para,

meslek birliği= para,

yapımcıdır, adaydır belgesi = para,

Eser işletme belgesi için tüm belgelerinizi toparlayıp ilgili kuruma sunmadan önce belirli yerlere = para,

İnsafınız söz ettiğiniz insanlıkta kurusun, para, para, para.

Muhasebe, mali müşavir, vergi levhası, otu püsürüğü derken gösterim için bandrol = gene para.

En kestirme yolu yapımcı bulmalısınız. Sahiden, bir kaç kişi dışında sinemaya destek veren kaç yapımcı varki kısa filme destek versin!

Kısa film yapan arkadaşlarımın mağduriyetini daha fazla artırmak, çoğu filmin festival dışı kalmasından başka bir sürece tekabül etmez bu yönetmeliğiniz.

Hay bu aklı kimler verdiyse, sinemaya katkı ve gelişimden zerre kadar anlamadığını ve siz efendiler ve hanımefendiler bunu bizatihi kabul edip yönetmenliğinize ekleyerek kabak gibi ortada görünen zekâ abidesi aklınızın imgesini belirginleştirdiniz!

Kısa film üreten arkadaşlarım bu duruma karşı koyabilir veya kabullenir! İsterlerse belirleyecekleri bir yönetmelik yeniden yazılır! Sizlere bağlı!

Dijital sinemanın olanaklarını henüz kullanmaya başlamış yeni yönetmenlerden söz edecekken suyu çıkan Portakalın yönetmeliği kimlere katkı sunacak göreceğiz!

Zekâsı yönetmeliklerinden fışkıran kişilere, mağdur bırakılanların çektiği zılgıtın tarih boyunca kaç yüz yıllar beriden duyulabildiğini anlatmaya girişmek bir çare olmayacak!

Lakin yaptığı filmlerin yanı sıra gururu ve onuruyla kimseye boyun eğme gereksinimi duymadan yaşamını devam ettiren arkadaşların kendilerine yapılmış saydığım bu kaba davranışın üstesinden gelerek öykülerini gerçekleştirmekten taviz vermeyeceklerini hayal edebiliyorum. Siz filmlerinizi yapmaya devam etmelisiniz.

Sevgili okuyucu; burada yazdıklarımı, ahkâm kesen film manyağı olarak görmek yerine, çabalayıp, yaşamlarının bir parçası haline getirdikleri, çoğalarak büyüyecek olan film yapma eyleminin film festivallerince çıkarılan zorluklarla karşılaşmasını hakkaniyetli bulmayan ve bunu haykırmak isteyen bir kişi olarak hayal edebilirsen, mağdur arkadaşlarımın yanında naçizane duruşum belirginleşmiş olur! Sinemanın gelişimine katkı sunmaksa asıl amaç tüm sinemaseverlere bu kabalığın düzeltilmesi hususunda sinema yapan arkadaşlara destek vermelerini öneririm!

Festivallerin sinemaya katkısını bildiğimden yönetmeliklerin ciddiyetle üzerinde düşünülmesi gerektiğini öngörüyorum!




Radikal Blog
Savaş Baykal
11.08.2014