Bilimkurgu Sinemasının Yolculuğu

Doğum

Bilimkurgu sinemasının vermiş olduğu ilk örnektir Aya Seyahat. Bu filmle birlikte sinema, uzaya doğru yönelen yolculuğunun ilk birkaç kilometresini kat etmiştir. Bilimkurgu sinemasının doğuşu olarak nitelendirilebilecek bu film 1902 de gösterime girmiştir. 21 dakikalık filmde H.G. Wells’in kitaplarından esinlenen yönetmen, büyük bir savaş topu kullanarak aya yolculuk yapan bilim adamlarının hikayesini anlatmaktadır.

Gelişim

Bilimkurgu her zaman dönemin imkansızlarını yansıtmıştır. En basitinden tutun da en kaliteli diye nitelendirilebilecek filmde bile bu böyledir. İmkansız olan her şey bilimkurgu sineması için cazip gelmiştir. Tıpkı 1927 den 2020 ye yönelik usta bir gelecek tasviri ile geçiş yapan Metropolis’te olduğu gibi… bilimkurgu sinemasının gelişim evresine büyük katkıda bulunmuştur bu film. Nitekim filmdeki şehir tasarımı, robotlar ile birlikte yaşayan insanlar ve her zaman ki gibi insanları yöneten daha konforlu yaşayan üst sınıf… tüm bu öğeler bilimkurgu sinemasının gelişim evresine çok büyük katkıda bulunmuştur. Gelişim evresindeki tüm filmlerde bu etkiyi görebiliriz...

Bence bilimkurgu sinemasının gelişim evresi iki farklı kulvardan ilerlemiştir… bunlardan birincisi, içerisinde Aya Seyahat ve Metropolis gibi filmleri bulundururken, ikincisinde de çizgi romanların etkisi görülür. Süpermen gibi çizgi kahramanlar ileriki yıllarda izleyici tarafından fazlasıyla benimsenirler…

1950’lerden sonra atom bombası ile tanışan toplum, sinemacıların aklında yepyeni bir tür gelişmesini sağlamıştır. Kuşkusuz bu dönemden sonra yapılan bilimkurgu filmlerinde bile ikinci dünya savaşının etkilerini görmek mümkündür. Bu dönemi yansıtan en başarılı filmlerden biri de “Dünya’nın Durduğu Gün” adlı filmdir. Uzaydan gelen ziyaretçi, menfaatçi devlet adamlarına bir mesaj vermek için onca yolu kat etmesine rağmen, bir ”“asker”” tarafından yakalanır. Ve tüm istekleri reddedilir… 1960’lı yıllara doğru gelindikçe bilimkurgu adına ortaya çıkan yapımların kalitesinin gittikçe arttığını görebiliriz… 1953 yılında gösterime giren “Dünyalar Savaşı” buna bir örnektir. Dönemin teknolojisi ile gerçekten iyi bir film ortaya çıkmıştır. Bu filmde bile 2. Dünya savaşının ve atom bombasının etkisini görmek mümkündür…

1960’lardan sonra da önemli bilimkurgu filmleri yapılır, ancak yapılanlar, eskiye oranla çok daha az ve genellikle büyük bütçeli ve özel görsel efektli filmlerdir. Stanley Kubrick’in 1967 yapımı “2001 A Space Odyssey” büyük bütçeli bilimkurgunun klasik filmlerindendir. 1950’lerde çekilen filmlere kıyasla görsel açıdan çok ileride olan film, bilimkurgu sinemasında da yeni bir tartışma konusu yaratır.

Ergenlik

Bence “2001 A Space Odyssey “ den bu yana bilimkurgu sineması ergenlik dönemine girmiş bulunmaktadır. Ve bilimkurgu sinemasının ergenlikten çıkacağını da pek düşünememekteyim. Günümüzde yapılan bilimkurgu filmlerine bakacak olursak 1970 yılından sonra yapılan filmler arasında pek bir faklılık göremeyiz. Ben hala bilimkurgu sinemasının ergenlikten çıkışını anlatacak bir film beklemekteyim. Ne zaman gelir kimse bilemez ama benim düşüncem Steven Spielberg’ün solucan delikleri arasında yapacağı yolculuktan yana. Bekleyip göreceğiz…


Serhat DEMİREL
08.10.2007
cmoss.blogcu.com