İran'da Sinema

3

İran Ulusal Sinema Sektörünün Oluşumuna Yönelik

Ciddi anlamda yetmiş küsur yıllık bir tarihe dayandırılan İran sinemasının bütününe bakıldığında İslam Devrimi öncesinde sistemin, sinemaya karşı; politik ve de ideolojik sansür yolu ile tıkayıcı vazifesi gördüğü ortadadır. Devrim öncesi diye adlandırılan sinemasıyla İran, bu elli yıllık zaman dilimi içerisinde niteliğini tartışmaya gerek olmayan1300 film ortaya koymuş ve de bu sayıya rağmen sinematografik açı ve diğer bakımlardan ortaya pek bir gelişim koy-a-mamıştır.

Açıkçası bu süreç dahilinde "sinema" seyredilmekten başka bir iş yapmadı. Bu süreç zarfında ulusal sinema yapısı yerinde sayarken ülkeye yığın halinde ithal filmler girmekte ve bu işin mümessilleri İran sinemacılarının aksine ciddi derecelerde ticari başarılar elde etmekte idi. İran sineması geçmişine baktığımızda, bu değindiğimiz nokta, ulus sinemasının olduğu yerde kalmasına ya da hiçbir açılım yapamamasına en büyük sebep olarak gösterilmiştir.

Elbette ki kaçınılmaz olarak, bizim ülkemizde de gözüken bir zavallılık olan, "dış" filmleri taklit süreci, para kazanabilmek adına başarı gösterdi ve oluşması gereken İran sineması ciddi şekilde baltalanmaya başladı. Hızlı bir şekilde Amerikan ve de Hint yapımlarının taklitleri yapılmaya ve çoğalmaya başladı. Elbette ki hâl böyle olunca sektörel bazdaki paranın neredeyse tamamı denebilecek kısmı yabancı filmlere ve salon sahiplerine akıyordu. Buna bağlı olarak da ulusal endüstri ne teknik olarak ne de maddi olarak bir ilerleme kaydedemiyordu. En büyük sorunlardan biriside -ki bu sorun ancak ileride Yeni İran Sineması yönetmenlerince tam anlamıyla aşılabilecekti- ortaya konan ve bazını taklit unsurunun oluştura geldiği filmlerin hiçbir şekilde zengin İran kültürü ile örtüşmüyor onu yansıtmıyor oluşuydu. Ve tüm bunların sonucunda da bağlantılı olarak gerçek sinema adına uğraşan çok çeşitli sıfatlarda ki onlarca kişi önemsenmiyor, işleri ciddiye alınmıyor ve sektör içerisinde tutunamıyorlardı. İşte yukarıda da dediğimiz gibi, bu süre içerisinde ortaya konan film sayısı ne kadar çok olsa da filmlerin neredeyse tamamı için tinsiz, niteliksiz yapımlar dememiz mümkündür.

Bu genel perspektifin ardından gelebileceğimiz nokta ise yeni İran sinemasının kurulmasına karar alınan yıl olan 1984 dür. Bu noktaladığımız tarihte ortaya atılan karar: "ulusal sinema endüstrisinin yapılandırılması" şeklinde özetlenebilir. Bu bağlamda sinema, Kültür ve İslam İrşad Başkanlığı Sinema ve Görsel-İşitsel Sekreterliği'nce yönetilmeye başlandı. Fahreddin Enver yönetiminde ki kadro yapılanmada bir çok olumlamaya gitti. Ve bu yönetimin rolü, yol göstermek ve finansman sağlamak, etkinlikleri bir anlamda kontrol etmek ve düzenlemek gibi kesin çizgilerle belirlendi. Sinemanın ulusal bazda maddi teşvik alabilmesi adına ortada bariz olan eksiklerin giderilmesi ve kaynak sağlanması adına alınan bu karalar sonrasında hızlı bir şekilde yapılanma başladı ve başarı sağlandı. Ve bu maddi yapılanmalardan hareketle sinema sektörünün her sahasında disiplinli bir maddi yapılanmaya gidildi.

Ve belki de bu kararlar arasında en önemlisi ve etkilisi olan, sinemanın kültürel ve teknik olarak ilerlemesi gerekliliğinden hareketle, hiçbir kişi ya da kuruluşun maddi çıkarlarının bu amacın önüne geçemeyeceği kararına da bu oluşturulan kurul ve başlayan yeni dönem dahilinde varıldı. Elbet bu program ve karalar kağıt üzerinde dursun diye ortaya konmadı, bugünkü İran sinemasının geldiği noktanın altında bu oluşumun derhal devreye girmesi yatmaktadır.

84 ila 94 arasında tam anlamıyla istenen sinemanın ortaya konduğu, şekilize olduğu rahatlıkla söylenebileceği gibi 94 sonrası "yeni"cilerin de nasıl bir atılım içinde oldukları malum ortadadır. Bahsi ettiğimiz yıllarda ortalama olarak elli film bu sektör tarafından,öngörülen amaçlar doğrultusunda ortaya konmuştur ve bugün bu sayı daha da ilerlemiş, nitelikse bu ilerlemenin de ötesine geçmiştir. Bu noktada İran sineması adına en önemli karalardan biri alınmıştır, ilkin, İran sinemasının desteklenmesi adı altında yola çıkım yapan mantık, yapması gereken en önemli hamleyi yaparak ve bu almış olduğu kararı uygulamış olarak, daha yüksek kalitede İran filmleri çekilmesi amacı ile yollarına devam ettiler. Asıl amaçlanan şey sinemaya bir yandan ulusal kimliğini kazandırırken diğer yandan da filmlerin sinematografik, teknik, kültürel, entelektüel yönlerini güçlendirmekti.

Şu var ki, sinema adına alınan kararların hepsi olmasa da bir çoğu başarıyla uygulanıp sonuç veriyordu, burada bir kısmı derken önemli bir yanlış anlaşılma doğmasın, diğer payda başarısızdı anlamında değil cümle, o kalan parça zaten zaman içinde varması gereken yere varacaktı, varmıştır, varmaya çalışıyordur. Elbette gelişim yerinde duramaz bir olgu, doğası gereği; her alınan kararlar ve uygulamalar ardından yeni bir süreç olumlamalar getirecek şekilde başlamaktaydı. Sırada en önemli adımlardan biri vardı, yabancı film alımının durdurulması...

Bu adım atıldı da ve İran Sinemasına büyük yararları kısa zaman içinde dokunmaya başladı. Buna paralel olarak sektördeki vergi alımlarından da vazgeçilmesiyle daha büyük bir rahatlık yaşanmaya başlandı ve film yapımcılarına, yaptıkları masrafın yaklaşık beşte üçünü ödemek üzere bir fon ayrılmasına karar verildi. Daha da ileri giderek sinemaya dair teknik teçhizatın imaline başlanmasına ve bunların uzun vadeli ödeme planlarıyla sektöre dağıtılmasının kararları alınıp uygulamalar da başlatıldı.

Bu alınan kararların uygulanması elbette direkt olarak filmlere de yansıyordu zira ortaya kriterler konmaktaydı ve yapılan neredeyse tüm filmler bu kriterlere uygun olarak üretilmeye başlamış ve başarı kazanmıştı. Bu anlamda konsepte bir göz attığımızda ilk karşımıza çıkan, devletin ve sinema sahası insanlarının –bizim ülkemizde olduğunun tam aksine- sinema adına, sinema için nasıl ve ne şekilde çalıştığıdır. Yani Türk sineması neden bir yere gidemiyor diye sormaya hacet yoktur, bildiğimiz gibi peynir gemileri laf ile yürümeyi becerememektedirler ama bu gemilerin ya da peynirin suçu değildir...




Şenol ERDOĞAN
[Şeyh Bedreddin Film Kolektifi - ŞBFK]
http://www.seyhbedreddin.net

Her Hakkı Açıktır... Yazar Adı, Web Site Ve ŞBFK Kaynak Gösterilerek Kullanılabilir...