Sahnelerin ve setlerin vazgeçemediği ünlü makyör
Makyaj profesörü Corci
Asıl adı Yavuz Birsel ama Türkiye onu Corci olarak tanıyor. 33 yıl önce
İngiltere'ye gidip sahne sanatları eğitimi alıyor. Türkiye'ye döndüğünde makyaj
dalının 1 numarası oluyor. Sabun imalatından dizi film yapımcılığına kadar her
işi yapıyor. Türkiye'yi Halk Eğitim Merkezleri üzerinden dolaşıp binlerce kadına
seminerler veriyor. Bugünlerde Kemal Tahir'in "Esir Şehrin İnsanları" adlı
eserinin film çekimlerinde bin 500 oyuncuyu 1920'li yıllara götürüyor.
Üsküdar'daki tarihi Toptaşı Cezaevi bugünlerde dev bir film platosu. Kemal
Tahir'in "Esir Şehrin İnsanları" adlı romanı, dizi film film olarak TRT'de
yayınlanacak. Cezaevinin kalın taş duvarlı avluları, zaman tüneline açılıyor.
Bir anda kendinizi 1920'lerde buluyorsunuz. O dönem insanlarının makyajını Corci
yapıyor. Dizinin bin 500 oyuncusu, onun maharetli ellerine teslim. Çekim planına
göre günde 20 ile 70 oyuncuyu 80 yıl öncesine götürüyor. Ülkemizin en ünlü
makyörü, 35. yılını geride bıraksa da mesleğinin baharında. Corci diyor ki:
- Daha yolun yarısına gelmedim. Kapımı bu mesleği öğrenmek isteyen yetenekli
gençlere her zaman açık tuttum. Geçen yıl 65 ilde Halk Eğitim Merkezi bünyesinde
350 bin kadına seminer verdim.
Yorgancıbaşı Fethi Bey
Corci'nin yaşam felsefesini "Hayallere ulaşmak cesaret ister" sözü belirliyor.
Üstat daha 19 yaşındayken, İstanbul Belediyesi Şehir Tiyatroları'nda sahneye
çıkıyor. Bir gece hava muhalefeti nedeniyle oyun iptal ediliyor. O gece
"cesaret" ile "çılgınlık" kolkola giriyor, Corci'yi İstanbul'dan alıp Frankfurt
üzerinden Londra'ya atıyor.
Corci, Beylerbeyi Sarayı'nda Yorgancıbaşı Mehmet Fethi Bey'in torunu olarak
Londra'da bulaşıkçılık ve ütücülük yapıyor. Ama hedefine varıyor:
- 1970'te Holbourn Sinema Televizyon Akademisi Sahne Sanatları Bölümü'ne girdim.
Ülkeye dönüş yolunu ancak dokuz yıl sonra buluyor.
Londra'da ortama o kadar iyi uyum sağlıyor ki İstanbul'daki arkadaşlarına
yolladığı mektuplarına "George" diye imza atıyor. Zaten esas adı "Yavuz Birsel"
ile arasında kavgalı bir pozisyon oluşuyor:
- İngilizler Yavuz ismini hiçbir zaman telaffuz edemediler. Ben de Yavuz ismini
kaba buluyorum. Benim gibi bir sanatçıya yakışmıyordu.
İngiltere döneminde kısa bir tatil için 1973'te memlekete geliyor. Turgut Boralı
isim uyarısı yapıyor:
- Sen George oldum, diyorsun ama burada senin isminden üç kişi daha var. Elini
sallasan Corc'a (George) çarpıyor. En iyisi senin adın Corci olsun!
Üstat aynı hafta içinde nüfus kütüğü niyetine, görkemli bir şövalye yüzüğün
üzerine "Corci" yazdırıp sol elinin yüzük parmağına takıyor. Ünlü yüzük 30
yıldır aynı parmakta duruyor. Artık onu doğuran kutsal kadın bile "Corci" diye
hitapediyor.
Jilet gibi delikanlı
Corci yurda dönünce Londra'dayken tanıştığı Ali Poyrazoğlu'na gidiyor. O sırada
sahnelenmekte olan "Sinekler de Olacak" adlı oyunda sanatçıların makyajlarını
yapıyor. Korhan Abay ve Aydemir Akbaş'la birlikte çalışıyor. Ancak Corci'nin
şöhreti jiletlerarası bir reklam savaşıyla parlıyor. 1980'lerin ilk yılları
Ayhan Işık'ın oynadığı jilet reklam filmi çok başarılı oluyor. Rakip firma Şener
Şen ile birlikte oynayacak genç ve yakışıklı jön arıyor. Bu talihli rol Corci'ye
öneriliyor. O da kabul ediyor. Sonrası, gel şöhretim gel...
1980 ve 90'lar Corci'nin sanat hayatının altın yılları oluyor. Kadınların
Corci'nin makyaj önerilerini almadan evden çıkmadığı programlar hep bu dönemde
yapılıyor. Her şey yolunda gidiyor, derken Corci ortadan kayboluyor. Uzun bir
süre ortada görünmeyen Corci, "kayıp aranıyor" yıllarında neler yaptığını şöyle
anlatıyor:
- 1990'ların başında aklımı çeldiler, "Corci marka sabun yap" dediler. Tüm
birikimi bu işe yatırdım. Saça, başa, kaşa, göze demeden her uzuv için ayrı
sabun yaptım. Avrupa'da yılın en çok satan ikinci ürünü oldu. Ancak sabunlar
Türkiye'de yeterli ilgiyi görmedi.
Corci bir de içerden hançerlenme yaşıyor:
- Yanımdakiler ürünleri el altından sattılar. İmalathanedekiler çevrelerine
bedava dağıttılar. Gözümün önünde bakkala, kasaba verdiler. Kimseye verme,
diyemedim.
Sabun macerası Corci'ye 1990 fiyatlarıyla 60 milyon liraya patlıyor.
Ancak Corci'de geri vites bulunmuyor. HBB adlı televizyon kanalı için dizi film
çekiyor. Başrollerini Alev Sezer ve Esmeray'ın paylaştığı diziden 75 milyon lira
kazanıyor, borçlarını sıfırlayıp düze çıkıyor. Tam talihli noktaya ulaşmışken
bir başka "kör salih" çıkageliyor:
- Dizi beğenildi derken, prodüksiyon işini yapanlar imzamı taklit edip paraları
çaldılar. İkinci defa aldatılınca bir süre ara vermeye karar verdim.
Bir evi bile yok
Corci, 35 yıl çalışmasının ardından tapusu kendine ait bir eve bile sahip olacak
birikimi oluşturamıyor. Bunun da Corcice bir açıklaması var:
- Sanatla ticari kaygılar bir arada olamaz.
"Makyaj yapıp borçlandım" diyor.
Meslek hayatı boyunca Corci, Hülya Avşar, Türkan Şoray, Şener Şen, Kadir İnanır
gibi ünlülere makyaj yapıyor. Sanatçı dostlukları da yüze yapılan makyaja
benziyor. Corci bu konuda da dobracı:
- Sanatçı vefasız olur!
Peki kendisi nasıl? Orada da çuvaldıza sarılıyor:
- Hiçbir ünlüyü arayıp sormam. Benim işe ihtiyacım olduğunu düşünmelerini
istemem. Hatta onlarla karşılaşmamak için gece dışarı bile çıkmıyorum!
Üç nesile makyaj yaptığını söyleyen Corci'nin en çok kızdığı isimler arasında
hiçbir bilgiye sahip olmadan makyöz olduğunu iddia edenler yer alıyor.Corci
sanatın bir dalı olarak tanımladığı makyajın yeteneksiz ve bilgisiz kişilerce
yapılmasını affedemiyor:
- Makyaj çantasına sahip olmakla makyöz olunmaz. Bir taraftan sanatçının
kostümünü taşıyıp diğer taraftan rimel sürüyorlar. Makyözlük dul kadın mesleği
oldu! 20 yaşında evlenip 25 yaşında boşanan kadınlar kursa gidip "makyözüm"
diyorlar. Sıradan bir kadını ele alalım. Eline bir makyaj çantası verelim.
Tanınmıyor ya, atsın Afganistan'dan geldim desin. Fiziği de güzelse hemen
şişiriliyor.
Corci, hayatının en mutlu dönemini geçtiğimiz yıl çıktığı turnede yaşıyor. Her
yaştan binlerce kadına makyaj konusunda bilgi birikimini aktarıyor. Corci, artık
gösteri dünyasına makyaj yapmayacağını da sözlerine ekliyor. Amacı ona
ulaşamayan genç kuaförlere gelin makyajını öğretmek...
Okan benden esinlendi
1990'larda Number 1 TV için 196 bölümlük bir program yaptım. Programın içeriği
gündemdeki klipler, filmler ve sanatçıların eleştirisi üzerineydi. Sponsorumuz
Lee'yi yurtdışından bir firma alınca program durduruldu. Şimdi aynı formatı Okan
Bayülgen kullanıyor.
İnadına sattım
Bir zamanlar yatırım için bir ev almıştım. Yanımdakiler, "Biz çalışıyoruz, sen
ev alıyorsun" deyince, ertesi sabah evi satışa çıkardım. Evi makyajla ilgili
ajans kurmak için almıştım. Satıştan elime geçen parayı Amerika'da 10 günde
yedim.
Şarap gibiyim
Benim için "Eski moda makyör" diyorlar. Makyaj pastasından pay istiyorlar. Ancak
artık ortada dilim yok. Meslek hayatım boyunca kendimi sürekli yeniledim.
Kitaplığımda sadece tarihte makyaj konulu 800'ün üzerinde kitap var.
Araştırmalarım hala devam ediyor. Yani yıllandıkça değerim artıyor.
Tarihi hata
Bir kanal tarihi dizi yayınlıyor. Başrol oyuncusu, Sultan mı, yoksa
Zeytinburnu'nda nişana giden bir kadın mı belli değil. Bir karede ruju kırmızı,
diğerinde pembe. Padişah deseniz gerçeğiyle alakası yok. Hadi diyelim makyöz
tarihi bir kitabı hiç açıp incelemedi, hata yönetmenin gözünden nasıl kaçıyor?
Ahlaksız teklif
Yerli kozmetik firmalarına küskünüm. Kadınlara hep "Ambalaja para vermeyin.
Yerli ürünleri seçin, içerikleri aynı" önerisinde bulundum. Bir firmadan telefon
geldi, "Seninle çalışırız ama falanca mankeni bana getirirsen" diye. Çok
sinirlendim, telefonu yüzüne kapadım.
İki hediye
Hayatım boyunca iki kişinin hediyesini kabul ettim. Biri Muazzez Abacı'nın doğum
günümde aldığı ceket. Diğeri ise Bülent Ersoy tüm ekibe saat hediye etmişti. Ben
de payıma düşeni aldım.