Yapım Tarihi - 1999 / 2001
Süre - 00:30:00
Format - Belgesel, Renkli, Türkçe
Bölüm Sayısı - 13
Yönetmen - Orhan Tuncel, Vahit Özdemir
Yapımcı - Orhan Tuncel
Su Altı Kameramanı - Haluk Cecan
Dalış Ekibi - Güngör Muhtaroğlu, Yalçın Savaş, Ozan Veryeri
Sualtı güzelliklerini anlatmaktadır.
Kaynak
Orhan Tuncel
Derindeki Sırlar
Yapım Tarihi - 1999 / 2001
Bölüm Sayısı - 13
Süresi - 00:30:00
Yayın Tarihi - 27.06.2003
Yönetmen - Orhan Tuncel, Vahit Özdemir
Yapımcı - Ömer Faruk Yılmaz
Yönetmen Yardımcısı - Yasemin Demirli, Cesur Rençber
Kameraman - Atilla Temizkan, Erdinç Tunç, Tevfik Öber
Sesçi - Medine Borazan
Kurgu - Özlem Birecik, Sıdıka Eralp, Şengül Yiğit
Danışman - Dr. Güngör Muhtaroğlu, Erdoğan Özarık, Zafer Murat Çetintaş
Metin Yazarı - Vahit Özdemir, Haluk Cecan, Orhan Tuncel
Seslendiren - Kerem Yılmazer
Özgün Müzik - Lemi Uğuz
Üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizin sualtı zenginliklerinin anlatıldığı,
çekimlerinin Karadeniz, Ege ve Akdeniz’de yapıldığı bir dizi belgesel program.
Bu belgesel dizide; binlerce yıllık batıklar, deniz
canlılarının yaşam alanları, bu alanlara yönelik kirlilik ve yapılaşma gibi
tehditlere yer verilmektedir.
1. Bölüm- Köyceğiz gölünün devamı olan Delta ve Dalyan çayı boyunca gezinti
teknesinden alınan görüntülere yer verilmektedir. Kaunos antik kenti, Kaya
Mezarları, İztuzu kumsallarının yanı sıra
Dalyan’ın sembolü olan caretta caretta türü deniz kaplumbağaları
görüntülenmektedir. Caretta Carettaların İztuzu Plajına gelip yumurta
bırakmaları ve yavruların 2 ay sonra yumurtadan
çıkarak denize kadar olan yolculukları hakkındaki bilgiler denizaltından
görüntüler eşliğinde verilmektedir. Doğayla kültürün özdeşleştiği Dalyan, Nil
kaplumbağalarına da ev sahipliği
yapmaktadır. Programda, bu türün özelliklerine, yaşam alanlarına ve deniz
altındaki görüntülerine yer verilmektedir.
2. Bölüm- Bodrum Arkeoloji Müzesi tanıtılmakta ve burada sergilenen eserler ile
Gelidonya Batığı, Cam Batığı, Uluburun Batığı hakkında bilgiler verilmektedir.
Ayrıca, Prof. Dr. George BASS’ın
Karaburun yarımadasının güney sahillerinde yapmış olduğu dip zemin incelemesine
yer verilmektedir.
3. Bölüm- Ege Bölgesi ve bu bölgede yaşayan Akdeniz fokları hakkında bilgilere
ve SAD-AFAG Koruma Programı Koordinatörü Yalçın Savaş ile yapılan röportaja yer
verilmektedir.
4. Bölüm- Karaburun’da balıkçılar Akdeniz foku ile ilgili olarak yaşadıklarını
ve anılarını anlatmaktadırlar. Ayrıca, SAD-AFAG Karaburun Projesi Koordinatörü
Ozan VERYERİ kıyılara verilen zarar
nedeniyle Akdeniz foklarının yaşam alanlarının bulunmadığına dikkat çekmektedir.
5. Bölüm- Balıkçılıkla ilgili bilgiler verilmekte ve ülkemizde balıkçılığın
durumunu irdelenmektedir. Gırgır adı verilen çok dayanıklı ağlar ile yapılan
orkinos avcılığı anlatılmakta ve Alanya’da
yapılan orkinos avına yer verilmektedir.
6. Bölüm- Ülkemizde zıpkınla yapılan avcılık anlatılmakta, zıpkınla yapılan
kılıç balığı avcılığı üzerinde durulmakta ve Gökçeada’da yapılan kılıç balığı
avı görüntülerine yer verilmektedir.
7. Bölüm- Ayvalık körfezindeki bir ada yakınlarında bulunan Bizans amforaları
için yapılan dalış ile kırmızı mercanlarla kaplı bölgede gerçekleştirilen
dalışın öyküsü yer almaktadır.
8. Bölüm- Ayvalık ve çevresi tanıtılmakta, körfezde bulunan batıklara yapılan
dalışlar ile sualtı görüntülerine yer verilmektedir. Programda; Behramkale
açıklarında bulunan eski bir Fransız savaş
gemisi batığına gerçekleştirilen dalışlara, bu dalışlarla ilgili sualtı
görüntülerine ve Ayvalık civarında yapılan zeytincilikle ilgili bilgilere yer
verilmektedir.
9. Bölüm- Cide’de gerçekleştirilen dalışlara, deniz salyangozlarına ve
avcılığına yönelik bilgilere yer verilmekte ve Gideros Koyu tanıtmaktadır.
10. Bölüm- Sinop açıklarında yapılan dalışlarda tespiti yapılan antik lahitler,
antik kiremitler ve cephane batığı görüntülerine yer verilmekte ve Sinop Kalesi,
Sinop Cezaevi ile İnceburun Feneri
tanıtılmaktadır.
11. Bölüm- 1853 yılında Rus Donanmasının Sinop Limanı’nda Osmanlı Donanmasına
yaptığı Baskın sonucu batan gemilerin görüntüleri yer almakta ve yapılan
baskınla Osmanlı Deniz Filosunun
batırılış öyküsü çizimlerle anlatılmaktadır.
12. Bölüm- Kemer, Kiriş koyu tanıtılmakta ve kayalar üzerinde Duran yarısı batık
gemi enkazı görüntülenmektedir. Gürcistan’dan yola çıkıp Kemer açıklarında batan
bu geminin yer altı ve yer
üstündeki görüntüleri eşliğinde göç ve göçün getirdiği uluslararası sorunlara
değinilmektedir.
13. Bölüm- İlk on iki bölümün özeti niteliğindedir.
Kaynak
Geçmişten Geleceğe Belgeler... Bilgiler... 1968/2008
TRT Arşiv Dairesi Başkanlığı, N. Beyhan Karadağ
1988 yılında başladığımız sualtı belgesellerine bu yıl bir yenisini daha ilave etmek
üzere Haziran ayında güneye hareket ederken bu kadar ilginç ve zengin konuların bizleri
beklediğini bilemezdik. Yönetmenliğini Orhan Tuncel ve Vahit Özdemir'in üstlendiği
belgeselimize Zafer Murat Çetintaş'ın organize ettiği Orkinos safarisiyle başlamak
istiyoruz Bu sebeple ilk durağımız Akdeniz. Antalya'dan Orkinos avını görüntülemek
üzere uluslararası sulara çıkıyoruz. 6 saatlik bir yolculuktan sonra 5 tekne yardımıyla
büyük bir orkinos sürüsü çevriliyor.
Yaklaşık 125 ton orkinosu çeviren tekneler 1500 den fazla orkinos yakalıyor. 30 kg ile
300 kg arasında değişen balıkların yakalanışı ve tekneye alınışı hafızalarımızda çok
uzun yıllar yer edecek görüntülere sahne oluyor. Antalya'da ikinci çekimi bir petrol
platformunda gerçekleştiriyoruz. İlk kez yaptığımız bu çalışmada 44m inerek platformun
sualtı bölümlerini görüntülüyoruz. Bu belgeselimizde Antalya'da bizi mutlu eden iki
olay gerçekleşti.
Sayın Prof. Orhan Kural'ın önerisiyle TRT ve özel çalışmalarımızda çevre ve doğaya
katkılarımız sebebiyle Antalya'da verilen 2001 çevre ödülü. İkincisi ise Türk Dive
kuruluşunun başkanı Sayın Üner Beköz ve Genel Koordinatör Sümer Baklavacı'nın
tertipledikleri geleneksel balo töreninde verdikleri armağan. Bu iki ödül bize
çevre ve doğaya yapacağımız katkılar konusunda yolumuzu aydınlatıp çalışmalarımıza
hız verecek. Akdeniz bölgesindeki çekimlerde Anamur'da Caretta caretta kaplumbağalarının
yumurtlama ve sualtı görüntülerini bu yıl ilk kez çok detaylı ve kapsamlı ekrana
getireceğiz. Çok uzun yıllardır birlikte çalıştığımız değerli Oşinograf doktor
Güngör Muhtaroğlu, Yalçın Uras ve Tamer Çetin'le birlikte bu belgeselimizde de
bir arada olduk. Su üzerinde usta kameraman Erdinç Tunç doğanın, denizin ve
kültürel varlıkların en ilginç ve güzel görüntülerini kamerasına hapsederken
Tevfik Öber ve Atilla Temizkan ona yardımcı oldular. Her yere, her şeye koşuşan
ise Cesur Rençber'di. Belgeselimize Aydıncık civarında devam ediyoruz. Bu bölgede
nesli tükenmekte olan Monacus monacus foklarının olduğunu biliyoruz. Yıllarca bu
bölgede bize rehberlik eden Aziz Sağında yine bize öncülük edip çalışmalarımıza
yardımcı oluyor.
Fokları bu bölgede göremiyoruz ama caretta kaplumbağaları bizlere istediğimiz
görüntüler veriyor. Akdeniz foklarının bu belgeselimizde ilk görüntülerini Yalıkavak
civarında alıyoruz. Güngör Muhtaroğlu ile yaptığımız dalışta mağara çıkışında Güngör
yakın plan fok görüntüsünü yakalıyor. Uzun süre foku takip ediyoruz ama sadece kısa
görüntülerle yetiniyoruz. Su üstü ekibi ise bizden şanslı, çok ilginç ve güzel
görüntüleri Erdinç Tunç yakalıyor. Tüm Sualtı çalışmalarımızda sağ kolumuz olan
teknik adam Selman Kahraman sualtı cihazlarımızda ve aydınlatma ekipmanlarımızda
inanılmazı başararak yeni icatlarla bize yeni teknik imkanlar sunuyor. Artık
geçmiş yıllara göre daha rahatız ve istediğimiz her şeyi kısa sürede tamamlayan
Selman ve ekibin başarısında ön sırada. Güneyde çekimlerimize Kemer civarında
devam ediyoruz. Yılların usta sualtı adamı Tufan Dağıstanlı ve ekibi bizleri
batık bir saç tekneye götürerek rehberlik ediyorlar. İlginç görüntüler alıyoruz
bu batıktan. Akdeniz'de çekimlerimizi tamamlayıp Karadeniz'e yöneliyoruz. Bu
bölgede ilk durağımız Sinop. Yılların deneyimli ve değerli balıkadamı Yaşar Tarakçı
birleri geçmişe hem de çok eskilere götüren yolculuklara çıkarıyor. Osmanlı-Rus
savaşında batan teknelere ait toplar, gülleler ve teknelerden geriye kalan ahşap
bölümler bizi hüzünlü bir yolculuğa çıkarıyor. Dağılmış parçalanmış görüntüleriyle
bir dönemin muhteşem Osmanlı donanmasının gemilerinin bir kaçı bu mezarlıkta
uykularına devam ediyorlar. Ahşaplara elimizi sürüp geçmişin üzerlerine biriktirdiği
tortuyu silmeye çalışıyoruz. Toplar, gülleler yosun ve midye tarlaları içinde
kaybolmuş gibi Bu hazin öyküyü ekranda sizlerle paylaşacağız. Tayfun Güvener ve
Mustafa Öztürk'ün yardımlarıyla Sinop'taki çalışmalarımıza hız veriyoruz.
Yaşar Tarakçı'nın rehberliğinde cephane batığına dalıyoruz. Yüzlerce patlamamış mermi
ve cephane içinde saatlerce çekim yapıyoruz. Daha sonraki günler yine Sinop civarında
Tarakçı rehberliğinde antik lahitleri görüntülüyoruz. Her biri araba büyüklüğündeki
taş lahitler konusunda elimizde kesin bilgiler yok, görünüşleri ve yüzyıllardır yattıkları
bu bölgeye nasıl geldikleri konusu aklımızı karıştırıyor. Nereden başlayıp ta bir felaket
sonucu burada son bulan yolculukları konusunda geniş bilgilere ulaşamadık. Fakat her
şeye rağmen Karadeniz'in Yeşil bulanık ve birazda kirli sularında tarihin kopuk bir
sayfası ile karşı karşıya kaldığımız bir gerçek. Karadeniz'deki çalışmalarımızda Sinop
Valisi sayın Ayhan Nasuhbeyoğlu'na, İl Turizm Müdürü Kenan Göze'ye ve uzun yıllardır
belgesellerimizde danışman olarak görev yapan İ.T.Ü sualtı sporları Klüp başkanı Sayın
Erdoğan Özarık'a teşekkür borçluyuz. Bu bölgedeki tarihin sualtında devam eden yollarında
karşımıza çıkan Osmanlı batıklarını, lahitleri, cephane batığını topları, Yunan batığını,
mahmuzlu köpek balıklarını, mayınları ve bir dizi sualtı canlısının çekimlerinde hep Yaşar
Tarakçı'nın desteği vardı.
Belgeselimize ara verdiğimiz bir dönemde ise TRT 1 tarafından hazırlanan yapımcılığını
ve yönetmenliğini Sevgi Kartarı'nın yaptığı Akdeniz Akdeniz belgeseline başladık. Ülkemizi
Avrupa'daki yarışmalarda temsil edecek bu yapımın yardımcılığını Ebru Özden üstlendi.
Uzun yıllardır hazırladığımız belgesellerden derlediğimiz Sualtı arkeolojik çalışmaları,
sualtı flora ve faunasına ilaveten su üstü tabii ve kültürel güzelliklerinin ilave
edildiği yapımda genç erkek ve kız dalgıçlar görev yaptı. Onların gözüyle denizlerimiz
ve kültür dünyamız yurt dışında ülkemizi temsil edecek.
Derindeki sırlar belgeselimizin 3'cü dönem çalışmaları Ayvalıkta devam etti. Emin Doğrular
ile yardımcıları Engin Kondul ve Elçin Özocak rehberliğinde Ayvalıkta son derece ilginç
görüntüleri yakalama fırsatı bulduk. 45-50 m civarındaki kırmızı mercanları bu güne kadar
rastladığımız en el değmemiş amfora batıklarını bu bölgede görüntüleme şansına sahip olduk.
Derindeki sırlar belgeselinin en heyecanlı çalışmasını ise İNA ile gerçekleştirdik. 40
yıldır ülkemizde arkeolojik kazı çalışmaları yapan George Bass ve ekibiyle bir araya
gelme fırsatını buldum. Bu efsane ekiple uzun yıllardır gönül bağımız olmasına karşın
ilk kez onların çalışmalarının merkezinde bir araya geldik. Tufan Turanlı,Yaşar Yıldız,
Donald Frey ve değerli dostum Feyyaz Subay.
İNA ekibinin 2 kişilik denizaltısıyla 36m dalarak yeni buldukları amfora yüklü bir batığı
görüntüledik. Feyyaz Subay yönetimindeki denizaltıyla yaklaşık 50' batık üzerinde gezerek
dalış yapan Donald Frey ve Güngör Muhtaroğlu'nun çalışmalarını izledik. Rotamızda Çeşme
civarındaki bir adada yaşayan fokla ilgili çalışmalarımız vardı. Günlerce adada mevzileşen
ekibimiz, bu bölgeyi iyi bilen Erkan Uyar ve Erdinç Ergün rehberliğinde fokun sualtı ve
su üstü görüntülerini almaya çalıştı. Erken saatlerde adaya çıkan ekibimiz üzerlerine
giydikleri çuvaldan yapılma kamuflaj elbiseleriyle foku görüntülemek için saatlerce güneş
altında bekledi. Ekipteki herkesin elindeki bir kamerayla adayı parselleyip pusuya yatması
sonunda başarıyı getirdi ve fokun ilginç su üstü görüntülerini kaydetmeye muvaffak oldular.
Fakat 6 adet sualtı kamerası ve bol miktarda balığı denize atarak fokun dikkatini çekme
gayretleri sonuçsuz kaldı. Bir hafta sonra tekrar güneye hareket ettik.
Çalışmalarımıza bu aşamadan sonra Foça fok araştırma grubundan Yalçın Savaş, teknik
sorumlu Ayhan Tonguş ve Mordoğan bölgesi sorumlusu Ozan Veryeri ile devam ediyoruz.
Grup uzun yıllardır yaşamlarını Akdeniz fokunun yaşatılması çabalarına adamış idealist
kişiler. Onların çabalarıyla bu güne kadar fokların süratli yok oluşları yavaşlatılabilmiş.
Bodrum-Karaburun gibi bölgelerde onların rehberliğinde belki de ilk kez çok detaylı yakın
planlardan oluşan fok çekimlerini gerçekleştirdik. Sualtında 8 kamera kullanarak
istediğimiz fok çekimlerini tamamlayarak onların yaşatılması ve nesillerinin devamı
için çok önemli olan bu belgeseli tamamlamaya çalışıyoruz. Çalışmalarımız henüz bitmedi
13 bölümden oluşacak Derindeki Sırlar belgeseli kesin olarak söyleyebilirim ki bu güne
kadar hazırlanan tüm sualtı belgeselleri içinde en zengini. Deniz kaplumbağaları, Akdeniz
fokları, Orkinoslar, Antik amfora batıkları, Osmanlı batıkları, lahitler, toplar,
gülleler, cephane batığı, köpek balığı, sualtı florası ve faunasıyla dört dörtlük bir
çalışma oldu. Önümüzdeki aylar yeni konularla eksik bölümleri tamamlayıp tüm zamanların
en iyi belgeselini izleyicilere sunmaya çalışacağız.
Süratli ve dikkatli çalışmasıyla yeni konuları gündeme getiren Vahit Özdemir önümüzdeki
aylar için Kılıç balığı avcılığı ve Köpek balığı görüntülenmesi gibi konuları araştırıyor.
Bu belgeselimiz şimdiden yurtdışında ilgi odağı oldu. Geçtiğimiz Ekim ayında Fransa'daki
sualtı filmleri festivalinde Sualtı belgeselimize ait fotoğrafları gören bir çok Fransız
dostum müşterek film çalışmaları önerdi. Bir aksilik olmaz ise Ünlü Fransız filmci Gerard
Rossignol, Alain Burgarella ve Jean Claud Eugene üçlüsü 2002 yazında arkeolojik bir
belgesel için ülkemize gelecekler. Birlikte Ege ve Akdeniz'i gezip beş altı bölümden
oluşan bir çalışma yapacağız. Bir diğer Fransız ise çok büyük projelere imza atan
Christian Petron. Bu Ünlü belgeselcide yine ülkemize gelerek antik sualtı dünyamızı
görüntülemek istiyor. Başarılı olabilirsek sualtı dünyamızı bir iki belgeselle de olsa
Fransız izleyicisine tanıtmış olacağız. Geçtiğimiz yaz aylarında Çek Cumhuriyeti
Federasyon başkanı Oldrich Luks ve Çeklerin Ünlü belgeselcisi Trpik'le birlikte Ege
ve Akdeniz'de ülkemizin sualtı dünyasını tanıtan bir çalışma yaptık. Bütün görüntüleri
onlara hediye ederek ülkelerinde sualtı dünyamızı tanımalarını istedik. Bu çalışmalarda
Aşkın Canbazoğlu ve Behçet Kutlu'ya katkılarından dolayı teşekkür borçluyum. Gelecek
sayıda ise Güngör Muhtaroğlu Yalçın Uras, Selman Kahraman ve Özlem Dalgıçla yaptığımız
40 günlük Güney Afrika belgeselinden bahsetmek istiyorum.
Kaynak
Deniz Magazin Dergisi, Sayı 51, Mart-Nisan 2002
Haluk Cecan'ın
Derindeki Sırlar Belgeseli isimli makalesi.
TRT İstanbul Televizyonu ile Sualtı Araştırmaları Derneği - Akdeniz Foku Araştırma Grubu
(SAD-AFAG), ''Mavi Derinliğin Sırları'' adlı belgesel filmle, sualtında fok izlerini
sürecek. SAD-AFAG'ın Internet deki sitesinde yer alan habere göre, Orhan Tuncel'in
yapımcılığını üstlendiği belgeselde Akdeniz'deki canlılar ele alınıyor. Belgeselin
Akdeniz foku bölümü için SAD-AFAG ile işbirliği yapan TRT ekibi, Türkiye'de bugüne
kadar çekilmiş en güzel ve detaylı fok görüntülerini kaydetti. 2001 yılı Temmuz ayında
Yalıkavak'ta başlayan çekimler Karaburun'da sürdürüldükten sonra halen Fethiye Körfezi'nde
devam ederken, belgesel 2002 Sonbaharında vizyona girecek.
TRT kameramanları Haluk Cecan ve Güngör Muhtaroğlu ile AFAG'dan Yalçın Savaş ve Ozan
Veryeri'nin sualtı çekimlerinin yer aldığı belgeselin enstantaneleri ise SAD-AFAG
web sitesi www.afag.org adresinde sunuluyor.
Belgeselin Akdeniz foku ile ilgili çekimlerinde insanlardan uzak kalmayı tercih eden
bu hayvanı ürkütmemek için detaylı plan yapılarak azami Özen gösterilerek, farklı
teknikler uygulanıyor.
Öte yandan KA Yapım tarafından SAD-AFAG işbirliği ve Kültür Bakanlığı desteğiyle
geçen yaz aylarında çekim ve kurgusu yapılan Akdeniz fokunun Türkiye kıyılarındaki
izlerini Süren ''Akdenizli'' adlı belgeselin VCD kopyalarının bir dergi ile beraber
promosyon olarak dağıtımı konusunda prensip anlaşmasına varıldığı bildirildi.
Belgeselin VCD'lerinin üretimi için sponsor arayışlarının sürdüğünü açıklayan
AFAG, gerekli destek sağlanırsa yüzbin adet VCD'nin ücretsiz olarakoğa severlere
dağıtılacağını kaydetti.
Kaynak - AA
Derinlerdeki Sırlar
Yazı ve Fotoğraflar - Haluk Cecan
Çekimleri 2 yıl Süren Derinlerdeki Sırlar belgeselimiz nihayet TRT-2'de cuma akşamları 20.30 - 21.00 arasında yayınlanmaya başladı. 13 Bölümden oluşan belgeselimizin yapım ve yönetmenliğini Orhan Tuncel ve Vahit Özdemir üstlendi. Sualtında ise bana Dr. Güngör Muhtaroğlu, Selman Kahraman, Tamer Çetin, Yalçın Uras yardımcı oldu. Aylar Süren çekimlerimizde belki de ilk kez bu kadar zengin sualtı görüntülerini biraraya getirebildik.
Sinopta Yaşar Tarakçı'nın rehberliğinde 1853 Osmanlı - Rus savaşından geriye kalan topları, gemilerin ahşap bölümlerini, güllelerini antik dönemden ise kiremit batığını, değirmen taşlarını, çapaları ve otomobil büyüklüğündeki lahitlerin görüntülerini su üstüne çıkardık.
Ayvalık ise 27 yıl sonra bana çok güzel bir sürpriz yaptı. 2.000 amforası sağlam olarak günümüze kadar gelebilmiş bir Bizans batığını bize hediye etti. İlk kez görüntülenen bu muhteşem batık son yıllarda belgelediğimiz en iyi çalışma oldu.
Su üstü çekimlerini Erdinç Tunç'un yaptığı belgeselimizde Tefik Öber, Atilla Temizkan, Cesur Rençber asistanlık yaptılar.
Caretta caretta kaplumbağalarını Dalyan'da ve Anamur'da görüntülerken Aziz Sağında'nın çalışmalarımızda bize büyük katkısı oldu.
Belgeselimizin en ilginç bölümlerinde ise Akdeniz foklarının görüntüleri ekrana gelecek fok araştırma ve korunmasına uzun yıllarını veren Yalçın Savaş, Ozan Veryeri, Ayhan Tonguş bizleri bildikleri fok mağaralarına götürüp güzel görüntüler almamızı sağladılar. 40 yıldır çalışmalarını hayranlıkla izlediğim INA grubunun başkanı George Baas ve arkadaşlarıyla çalışma imkanı buldum. Bu değerli arkeologlarla sualtı dünyamızı biraz daha yakından tanıma imkanına sahip olduk. Tufan Turanlı, Yaşar Yıldız, Feyyaz Subay, Donald Frey, Murat Tilev, Mark Polzer'le birlikte bugünlerde yeni çekimler yapıyoruz ve bu değerli ekibi Türkiye'ye daha yakından tanıtabilmek için 3-4 bölümlük yeni bir belgeseli tamamlamak üzereyiz.
Kılıç balıklarının zıpkınla avcılığı, orkinos balıklarının uluslararası sularda yakalanışı mahmuzlu köpek balığı, yunuslar ve bir dizi sualtı flora ve furasıyla ilgili görüntü sualtı severlerin beğenisine sunulacak. İTÜ Sualtı Sporları Klüp başkanı ve danışmanımız Erdoğan Özarık birçok belgeselimizde olduğu gibi yine bizi yalnız bırakmadı. Kısaca gittiğimiz her bölgede işinin ustalarıyla çalışarak güzel bir belgesel ortaya çıkardık.
İyi seyirler.