Yapım Tarihi - 2000
Süre - 00:35:00
Format - Belgesel, Renkli, Türkçe
BSB Arşiv No - 309
Yönetmen - Mihriban Sezen Tanık
Yapımcı - Mihriban Sezen Tanık
Yapım Yardımcısı - Ömür Çakmaklı
Metin Yazarı - Mihriban Sezen Tanık
Danışman - Prof. Dr. Meriç Hızal
Kameraman - Cemalettin İrken / Egemen Baykal
Kurgu - Zeynep ERKOVAN
Kocaeli ili, Gölcük ilçesine bağlı Değirmendere'de 1993 yılından bu yana
düzenlenen " Uluslararası Ahşap Heykel Sempozyumu " ile heykelli
bir kent haline gelen Değirmendere ve 1999 Temmuzunda, bir ağacın otuz günlük
bir sürede heykele dönüşme serüveni anlatılıyor. Belgesel, 17 Ağustos
depremiyle yıkılan Değirmendere sahilinin görüntüleriyle noktalanıyor.
Değirmendere’de, 1993 yılından bu yana, her yıl temmuz ayında, “Uluslararası
Ahşap Heykel Sempozyumu” düzenleniyor. Çeşitli ülkelerden gelen heykeltraşlar,
bir ay boyunca, bir ağaç kütüğünü kesiyor, yontuyor, boyuyor ve heykele
dönüştürüyor. Bu belgesel parklarına ve sahiline yerleştirilen heykellerle, 6
yılın sonunda bir açıkhava müzesine dönüşen Değirmendere’yi ve 7. Sempozyumda,
bir ağacın heykel olma serüvenini anlatıyor. Çekimleri 17 Ağustos 1999 Marmara
depreminden 22 gün önce tamamlanan bu belgesel depremde yaşamlarını yitirenlerin
anısına adanmıştır.
Ağacın sanatla buluştuğu, denize heykel gölgelerinin düştüğü,asırlık çınarların
yanına, ahşap heykellerin yakıştığı bir yer Değirmendere.
Kocaeli'nin Gölcük ilçesine bağlı Değirmendere'de, 1993 ten bu yana, her yıl
Temmuz ayında, Uluslar arası Ahşap Heykel Sempozyumu düzenleniyor. Değerli yontu
ustası Zühtü Müritoğlu adına düzenlenen sempozyum, Çınarlık Meydanı' nı bir
açıkhava heykel atölyesine dönüştürüyor.
Eski Yunanda Sin-Pozis birlikte şarkı ve şiirle söyleşmek, içmek demekmiş.
Gerçektende heykel sempozyumları, murç ve çekiç seslerinin ben-sen-biz sesine
dönüştüğü; terli-tozlu-sesli bir üretimin ve bir alışverişin gerçekleştiği
ortamlar. Ya da en azında Değirmendere' de böyle yaşanıyor sempozyumlar.
Değirmendere Belediyesi ve Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi
Heykel Bölümü'nün işbirliği ile düzenlenen Sempozyuma, her yıl, yerli-yabancı 6
heykeltraş katılıyor. Her biri hazırladığı projeye göre, bir ya da birkaç tane
kestane ağacı seçiyor.Ve başlıyor heykelini yontmaya; deneyimlerini, estetik ve
teknik bilgilerini ötekilerle paylaşarak üretmeye..
Yaklaşık bir ay boyunca, Değirmendere'liler, Çınarlık Parkı'nda otururken,
işlerine gidip gelirken, bir ağacın heykele dönüşme serüvenini izliyor. Ve bir
sanatsal üretime başından sonuna tanıklık ediyor.
Sonuçta kentin yaşamına katılan heykellere , belki e bu yüzden, bir başka gözle
bakıyor, onları seviyor, benimsiyor.
6 yıldır dünyanın dört bir tarafından katılan 44 sanatçı, 49 heykel armağan etti
Değirmendere'ye. Her birinde farklı bir ülke sanatçısının el izleri, göz izleri
var. 1999 Temmuz'unda bunlara yenileri eklendi. 3 Türk, 1 Japon ve 1 Macar
heykeltraş, 1ay boyunca, bir ağacı kesti, yonttu , boyadı ve heykel yaptı. Biz
hem bu sürecin her aşamasını, hem de her yıl biraz daha zenginleşen ve bir
açıkhava müzesine dönüşen Değirmendere'yi görüntüledik.Heykele Dönüşen Ağaç
belgeselinin çekimlerini 25 Temmuz'da tamamlayıp dönerken, Çınarlık Parkı'nın ve
Meydanı'nın sahildeki çay bahçelerinin son görüntülerini çektiğimizi
bilmiyorduk.
Onlar Artık yok.
Biz döndükten tam 22 gün sonra 17 Ağustos Marmara Depremi ile, kentler ve
hayatlar, toprağa ve denize gömüldü. Adapazarı, İzmit, Yalova, Gölcük gibi,
Değirmendere de ağır yaralı şimdi.
Bu belgesel, depremde kaybolan hayatlara adanmıştır, yeniden ve daha iyisini
kuracak olan geleceğe ve umuda.