Yapım Tarihi - 2006
Süre - 00:30:00
Formatı - Belgesel, Dijital Betacam, Renkli
Format - Belgesel, Renkli, Türkçe
Yönetmen - Mihriban Sezen Tanık
Yapımcı - Mihriban Sezen Tanık
Görüntü Yönetmeni - Cemalettin İrken
Kameraman - Cemalettin İrken
Kamera Asistanı - Haşim DURTAŞ
Ses - Atilla Arslan
Işık - Fatih UZUNBOY
Kurgu - Nuri LEBLEBİCİ
Danışman - Prof. Dr. Ahmet İÇDUYGU
Yönetmen Yardımcısı - Pınar Okan
Yapım Yardımcısı - Yeşim Sönmez
Müzik - Bayram PEHLİVANLI
Seslendirme - Ercan Demirel
Çeviri
Karmen SAĞBİL .... Farsça
Armin MÜŞTAK .... Farsça
Turgut AVCI .... Arapça
Özge KAYAKUTLU .... İngilizce
Ben O. ANYAIBE .... Nijerce
Evini yitiren, yabancı topraklarda kaybolmuşluk duygusu ile yeni bir hayat
arayan dünyadaki tüm sığınmacı ve mülteciler, dağılan yaşamlarını “ev”
diyebilecekleri bir yerde, yeniden kurma çabasındalar. Bu insanların bir
bölümünün yolu da Türkiye‘den geçiyor.
Bu belgeselde; özellikle Ankara, Van, Kayseri ve İstanbul’da yoğunlaşan
göçmenlerin kendi hikayeleri üzerinden; bu insanlık sorununun, Türkiye’de hangi
boyutlarda, nasıl yaşandığı anlatılıyor; konuyla ilgili ulusal ve uluslar arası
kurallara, araştırmacıların değerlendirme ve yorumlarına yer veriliyor.
Kaynak
Mihriban Sezen Tanık
BASIN BÜLTENİ
HİÇBİRYERDE
Onlar sığınmacı, mülteci, kaçak Göçmen...
Evsiz, yurtsuz, ülkesizler; Hiçbiryerdeler...
Yaşadığımız dünyada; savaşlar, sıcak çatışmalar, şiddet, zulüm ve baskılar
nedeniyle her yıl binlerce insan evini geride bırakıp, kendilerine yeni ve
güvenli bir “ev“bulmak, yeni bir gelecek kurmak için, sonu meçhul bir yolculuğa
çıkıyor. Bunu kimi zaman yasal, kimi zaman yasa dışı yollardan yapıyor; kaçak
Göçmen, sığınmacı, mülteci oluyor.
1951’de Cenevre’de 140 ülke tarafından imzalanan Mülteci Sözleşmesi, mülteciliği
şöyle tanımlıyor- “Haklı nedenlere dayanan ırk, din, uyruk, siyasi görüş ve
sosyal gruba üyelik nedeniyle zulüm korkusu yaşayan, kendi ülkelerinden kaçmış,
geri dönme şansı olmayan ya da bunu istemeyen, bu nedenle ülkesi dışında bulunan
kişi”.
Bugün dünyadaki mülteci sayısı 20 milyon civarında. Ve bu sorun, bazen bölgesel
gibi görünse de, tüm devletleri, tüm insanlığı etkiliyor, ilgilendiriyor.
Evini yitiren, yabancı topraklarda kaybolmuşluk duygusu ile yeni bir hayat
arayan dünyadaki tüm sığınmacı ve mülteciler, dağılan yaşamlarını “ev”
diyebilecekleri bir yerde, yeniden kurma çabasındalar. Bu insanların bir
bölümünün yolu da Türkiye‘den geçiyor. Eski Yugoslavya, Çeçenistan, Afganistan,
Irak, İran, Sudan, Somali, Nijerya, Kongo gibi ülkelerden mülteci akınına
uğrayan Türkiye, daha çok bir geçiş noktası niteliğinde. Özellikle Afrika ya da
Asya’da, iç çatışma yaşanan bölgelerden kaçanlar, Avrupa ülkelerinden birine
ulaşamadan Türkiye’de sıkışıp kalıyor. İnsan kaçakçılarının eline düşen bu
insanların, bilinmeze olan yolculukları, kimi zaman Türkiye’de noktalanıyor. Bir
kısmı uzun süre göz altında kalıyor, bir kısmı da daha önce Türkiye’ye,
özellikle de Van ve İstanbul’a gelen sığınmacı grupların arasına karışarak
hayatta kalmaya çalışıyor.
Türkiye’ye kaçak yollardan gelenlerin “mülteci” statüsü almak için BMMYK’ne
yaptıkları başvuruların sonuçlanması bazen aylar, hatta yıllar alıyor.İşlemler
uzadıkça, bazıları kendi ülkesine dönüyor, kalanlar ise yoksulluk sınırında,
düşük ücretli işlerde çalışarak yaşıyor.
BMMYK Ofisinin bu insanlara yaptığı yardımlar yetersiz kalıyor. Kısacası, onlar
için hayat, en az batan mülteci tekneleri kadar ağır...
İnsan kaçakçılarına verecekleri 3-5 bin doları sağlayabilen kaçak göçmenler
için, büyük kaçışın ikinci etabı başlıyor. Önce Van’da, sonra İstanbul’un kenar
semtlerinde yıkık dökük evlerde, bekleyerek geçirilen günlerde, Kapıkule
sınırından veya Ege sahillerinden tehlikeli bir kaçışın planları yapılıyor.Ancak
hiçbir Göçmen kafilesi, Van’dan çıktığı sayıda varamıyor gideceği yere. İtalya,
Yunanistan ya da başka bir Avrupa ülkesine kapağı atabilen çok az. Çoğu ya
yakalanıyor;ya da Ege’nin, Meriç’in, Adriyatik’in sularında noktalıyor
yaşamını...
Bu belgeselde; özellikle Van, Kayseri ve İstanbul’da yoğunlaşan göçmenlerin
kendi hikayeleri üzerinden; bu insanlık sorununun, Türkiye’de hangi boyutlarda,
nasıl yaşandığı anlatılıyor; konuyla ilgili ulusal ve uluslar arası kurallara,
araştırmacıların değerlendirme ve yorumlarına yer veriliyor.
Pek çok ülke gibi Türkiye’de de mültecilere ve kaçak göçmenlere karşı
ilgisizlik, duyarsızlık ya da önyargılı tepkiler hakim. Onlar; pek çoğumuz için,
televizyon ve gazetelerde rastladığımız birer küçük haber; batan mülteci
tekneleri, boğulan insanlar, TIR’larda yakalan ve sınır dışı edilen kaçaklar ve
bu insanların hayatları üzerinden binlerce dolar kazanan insan kaçakçıları
hakkında birer küçük haber.
Oysa, bir insan ve bir ülke olarak, bu küresel sorunun tarafıyız...
Ne var ki; sorunu “insan hakları” kavramı üzerinden düşünme ve algılama
pratiğimizin geliştiği pek söylenemez. Ancak, toplumsal bilinç ve bellekte,
böyle birikim üretebilirsek, anlayabiliriz onları...
Kimdir bu insanlar, hangi yaşamsal korkular ve kaygılar; hangi insanlık dışı
koşullar nedeniyle evlerini/ülkelerini bırakıp kaçıyorlar?
Umutla umutsuzluk, korkuyla cesaret nasıl bu kadar yan yana durabiliyor?
Çoğu kez yoksul ülkelerden, varsıl ülkelere doğru yaşanan, bilinmezlerle dolu bu
yolculuk; insanın yüreğinde ve zihninde nasıl bir kırılma ve deprem yaratıyor?
Geçmişin ağırlığını bavullarına doldurup evinden çıkan bu insanlar, yurtsuz,
evsiz ve ülkesizler; hiçbiryerdeler...
“Hiçbiryerde” belgeseli; insan öyküleri anlatıyor size...Savaşların, iç
çatışmaların, açlığın, yoksulluğun, zulmün şiddeti ile; bir ülkeden diğerine,
bir kıtadan ötekine, ölümü göze alarak kaçan ve dünyanın tüm yollarında dolaşan;
yanımızdan yakınımızdan geçen insanların öykülerini....
Onları dinlerken; karanlık, gölgeli, belirsiz bir film izleyeceksiniz...Aynı
onların hayatları gibi...
Çünkü onlar hala güvende değil; bu nedenle, yüzleri ve kimlikleri bizde saklı...
“HİÇBİRYERDE” belgeseli, tek bölüm ve 50 dakika olarak gerçekleştirildi.
Belgeselin Yayın Tarihi - 31 Ocak 2007, TRT-2, saat 22.10
BELGESELİN YAPIM EKİBİ
Yapımcı-Yönetmen- Mihriban Sezen Tanık
Görüntü Yönetmeni- Cemalettin İKEN
Kurgu- Nuri LEBLEBİCİ
Yönetmen Yrd.- Pınar Okan
Yapım Yrd.- Yeşim Sönmez
Özgün Müzik- Bayram PEHLİVANLI, İbrahim V. KAVLAK