Çürüğüm, Askerim, Reddediyorum




Yapım Tarihi - 2008
Süre - 00:29:25
Format - Belgesel, Renkli, Türkçe, DV

Yönetmen - Aydın Öztek
Senaryo - Aydın Öztek
Kurgu - Aydın Öztek
Yapım - Galatasaray Üniversitesi

Katılımcılar
Pınar Selek (Sosyolog)
Perihan Mağden (Yazar)
Mehmet Tarhan (Yazar)
Lambdaistanbul
Zeynep Esmeray'ın avukatları

Ordunun eşcinselliğe, eşcinsellerin askerliğe nasıl baktıklarına dair bir belgesel. Eşcinselliğin ordu tarafından hastalık olarak görülmesi, eşcinsellerin bu durumu değerlendirip çürük raporu almaları, çürük raporu almaktan çekinip askerlik yapmaları veya vicdani retçi olmaları...



16. Altın Koza Kültür, Sanat ve Film Festivali, Belgesel Dal, Finalist. 2009




Kaynak
Adana Altın Koza Film Festivali Katalogu









Çürüğüm, Askerim, Redediyorum

Yönetmen- Aydın Öztek
Süre- 30’
Yıl- 2009

Eşcinsellik ve eşcinselliğe ordunun bakış açısını, eşcinsel perspektifinden irdeliyor. Eşcinselliğin ordu tarafından hastalık olarak görülmesi, eşcinsellerin bu durumu değerlendirip çÜrük raporu almaları, çÜrük raporu almaktan çekinip askerlik yapmaları veya vicdani retçi olmaları? Ordunun eşcinselliğe, eşcinsellerin askerliğe nasıl baktıklarına dair bir belgesel.

13 Mayıs 2010 - Saat:17:30 Edebiyat Fakültesi Konferans Salonu
3. Ege Belgesel Film Günleri, Gösterim Seçkisi. 2010








Çürüğüm, Askerim, Reddediyorum

Yönetmen Aydın Öztek geçirdiği beyin kanaması sebebiyle bilinçsizce uyurken Çürüğüm, Askerim, Reddediyorum filmiyle Altın Portakal Film Festivali’nde birçok insanı belki daha önce üzerine hiç düşünmediği bir konuda bilinçlendirdi.

Okulumuz İletişim Fakültesi öğrencisi Aydın Öztek, Türkiye’de yaşayan bütün 20’li yaşlardaki erkeklerin hayata atılmadan önce karşısına çıkan zorunlu askerlik olgusunu eşcinsel erkeklerin gözünden belgesel filmine aktardı. Sosyolog Pınar Selek’in, yazar Perihan Mağden’in, Mehmet Tarhan, Lambda İstanbul ve Esmeray’ın avukatlarının da konuşmacılar arasında yer aldığı belgesel, LGBTT, Kaos GL, Pembe Hayat dernekleri gönüllülerine ve zorunlu askerlik konusunda deneyim ve düşüncelerini paylaşan eşcinsellere yer veriyor.

“Çürüğüm”
Filmin adı, zorunlu askerlik karşısında eşcinsellerin sahip olduğu üç seçeneği vurguluyor. Seçeneklerden biri, cinsel eğilimini fotoğraflarla, anal muayeneyle ve çeşitli testlerle kanıtlayarak ‘çÜrük’ yani ‘hasta’ olduğunu ispat etmek. Eşcinselliğin bir hastalık değil, heteroseksüellik gibi cinsel bir yönelim olduğunu açıklayan Cinsel Eğitim Tedavi ve Araştırma Derneği Başkanı Dr. Nesrin Yetkin “Türk Silahlı Kuvvetleri’nin kullandığı sistemler biraz daha eski, onlar hala eşcinselliği bir hastalık olarak kabul ediyor.” diyor. ÇÜrük raporu verildikten sonra bu verilerin ailelere ve kurumlara ulaştırılması da kişinin mahremiyetinin ifşa edilmesi ve nefret cinayetlerine konu olması sebebiyle daha büyük bir sorunu beraberinde getiriyor. Av. Senem Doğanoğlu, bu süreci “Tıbbi bilgiler kimseyle paylaşılmaz. Bunu yapmak Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne de, Türkiye Anayasasına da, TCK’ya da aykırıdır. Bu bilgiler bir şekilde ailelerle ve işyerleriyle paylaşılıyor. Bu durum, özellikle küçük yerlerde çok büyük bir problem oluyor. Ahmet Yıldız cinayeti de henüz unutulmadı.” diye açıklıyor.

“Askerim”
Seçeneklerden ikincisi, askere gitmek. Kendi bireysel tercihleriyle gidenler olduğu gibi, aile ve yakın çevrenin eşcinselliğini öğrenmesini engellemek için eşcinsel değilmiş gibi davranmayı göze alarak gidenler de var. Fakat bu noktada, sürekli saklanmak zorunda kalıyorlar. Aksi gerçekleştiğinde, maruz kaldıkları muamelelerin başında dayak, tecavüz ve taciz geliyor.

“Reddediyorum”
Son seçenek ise, vicdani ret. Son derece uzun ve onur kırıcı olan bu süreci açıklayan vicdani retçi Mehmet Tarhan, “Savaşlara ve ordu mantığına karşı anti-militarist kimliğimle vicdani retçi oldum. Fakat mahkemelerde konu dönüp dolaşıp benim eşcinselliğime geldi. ÇÜrük mü sağlam mı olduğum tartışılmaya başlandı. Ben sağlıklı bir birey olarak reddettim, çÜrük olarak değil” diyor. Öte yandan, kimileri bu süreci ‘her baba yiğidin harcı değil’ diye yorumlarken kimileri de ‘en temel insan hakkı’ olarak görüyor. Pınar Selek ise konuyu şöyle açıklıyor:
“Vicdani ret demek, ciddi bir direniş sürecini göze almak anlamına geliyor. Bu süreç hiç bitmiyor, bitmiş gibi oluyor, sonra tekrar başlıyor. Her an cezaevine girmeyi, orada türlü muameleleri kabullenmeyi, sürekli mahkemelere çıkmayı ve sonra yeniden tutuklanmayı göze alması demek oluyor. Çok sıkıntılı bir süreç. Vicdani retçiler sonraki hayatlarında da kurumsal bir işyerinde çalışamıyor. Hayatları boyunca bu etiket karşılarına çıkıyor ve yarı kaçak durumunda yaşıyorlar”. Perihan Mağden ise, Türkiye için temennisinin büyük bir vicdani ret hareketinin gerçekleşmesi olduğunu söylüyor. “Böyle bir harekete 1000 kişi bile katılsa, süreç hafifleyecek ve vicdani ret hakkı kısa sürede çıkacaktır” diyor.

Filmin genç yönetmeni Aydın Öztek’in, henüz okulunu bitirmeden altına imzasını attığı bir diğer belgeseli Esmeray- Bir Direnişin Öyküsü bir travestinin yaşamını ve hayat mücadelesini ele alıyor. Öztek, bitirme projesi olarak sunduğu Çürüğüm, Askerim, Reddediyorum belgeselinin okul tarafından kabul görmemesi sonrasında fikrini bir projeye dönüştürüp TÜRSAK’ın ‘Geleceğin Sineması’ yarışmasına yollamıştı. Kabul gören proje TÜRSAK ve Kültür Bakanlığı’nın desteği ile çekildi. Film, 46. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali ve birçok festivalde yer aldı. Fakat 13 Eylül akşamı beyin kanaması geçiren ve 15 Eylül’de Maltepe Başıbüyük’teki Marmara Üniversitesi Nöroloji Servisi’nde ameliyata alınan yönetmen arkadaşımız, filmin gösterildiği esnada her şeyden habersiz uykudaydı. 7 hafta hastanede yoğun bakımda kalan Öztek, Kasım ayının başından beri ailesinin ve bir hemşirenin gözetiminde evde tedavi görüyor. Bütün yakınları heyecanla iyileşmesini bekliyor.

Filmini yolladığı Münih Türk Filmleri Haftası ve Finlandiya’daki iki ayrı festivalden de yarışma sonuçları bekleniyor. Elemeleri geçmesi durumunda film, ilkbaharda Almanya ve Finlandiya’da festivallerde gösterilecek.

detay.gsu.edu.tr/Dergi
Haber- Eda Günay






Arkadaşları Aydın Öztek'le Dayanışma Gecesi Düzenliyor

Beyin kanaması geçiren ve geçtiğimiz gün ameliyat olan yönetmen Öztek için Beyoğlu Rumeli Han'daki Haymatlos adlı mekanda dayanışma gecesi düzenlenecek. Saat 20.00'de başlayacak etkinlikte Öztek'in iki filmi gösterilecek.

Arkadaşları, beyin kanaması geçiren genç yönetmen Aydın Öztek'e maddi destek toplamak amacıyla dayanışma gecesi düzenliyor.

Beyoğlu Rumeli Han'daki Haymatlos adlı mekanda yapılacak gecede Öztek'in "Esmeray- Bir Direniş Hikayesi" ve "Çürüğüm, Askerim, Reddediyorum" isimli filmleri gösterilecek.

Yarın (18 Eylül) saat 20.00'deki gecede ayrıca arkadaşları bağış toplayacaklar.
Öztek yoğun bakımda

Lambdaistanbul LGBTT Dayanışma Derneği üyesi ve Kaos GL muhabiri Öztek, geçtiğimiz Pazar günü (13 Eylül) evinde beyin kanaması geçirdi.

Taksim İlkyarıdm Hastnesi'ne kaldırılan Öztek, 14 Eylül Pazartesi günü Marmara Üniversitesi'ne nakledildi. Anjiyosu yapılan Öztek, 15 Eylül Salı günü Maltepe Başıbüyük'teki Marmara Üniversitesi Nöroloji Servisi'ne nakledilerek ameliyata alındı.

Prof. Dr. Türker Kılıç, "Yaklaşık dört saat Süren ameliyatın ardından verdiği bilgide ameliyatın başarılı geçtiğini, sorunlu bölgeye ulaşıldığını" söyledi. "Yoğun bakımda tutulan Öztek'in kendi kendine soluk alıp vermeye başladığını, nabzının normal şekilde attığını" aktardı.

Ailesi ve yakınlarının hastanede beklediği Öztek, bugün damardan beslenmeye başladı.

25 yaşındaki Öztek, Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, TV ve Sinema bölümünde okuyor. Sorumlu yayın yönetmenliğini fakülte dekanı Prof. Dr. Özden Cankaya'nın üstlendiği Detay dergisinde muhabirlik yapıyor.

Öztek, kendi çektiği iki filmin yanı sıra "Teslimiyet" isimli filmde çalıştı.

BÇ
İstanbul - BİA Haber Merkezi
17 Eylül 2009, Perşembe
bianet.org