Kadına Ağıt (Requiem For Women)




Yapım Tarihi - 2006
Süre - 00:45:00
Format - Belgesel, Renkli, Türkçe, DV, İngilizce/Almanca Altyazılı

Yönetmen - Berrin Balay Tuncer, Önder M. Özdem
Yapım - Berrin Balay Tuncer
Görüntü Yönetmeni - Önder M. Özdem, Ersan Ocak
Kurgu - Berrin Balay Tuncer, Önder M. Özdem
Yapım Asistanları - Erdem Tüfekçi, Ebru Arıcan, Ayşegül Oğuz, Didem Baltacı

Kadına Ağıt namus cinayetlerini konu alan belgesel. Çığlık, sesini duymadığımız, duymazdan geldiğimiz kadınlar için bir çığlık. Bu coğrafyada namus adına kadınlar öldürülüyor...

13. Altın Koza Kültür, Sanat ve Film Festivali, BSB Filmleri Bölümü, Gösterim Seçkisi. 2006
43. Antalya Altın Portakal Film Festivali, Belgesel Dalı, Yarışma Filmi. 2006
1001 Belgesel Film Festivali, Gösterim Seçkisi. 2006
Uçan Süpürge Kadın Filmleri Festivali, Gösterim Seçkisi. 2006
5. Ay Işığı Belgesel Sinema Akşamları, Gösterim Seçkisi. 23-27 Ağustos 2006
1. İpek Yolu Film Festivali, Belgeselcilerin Gözüyle 10 Kadın 10 Bakış Bölümü Gösterim Seçkisi. 2006
Büyülü Fener Sineması, Özel Gösterim Seçkisi. 2006
26. İstanbul Film Festivali, Ulusal Belgesel Film Yarışması. 2007
12. Nürnberg, Türkiye/Almanya Film Festivali, Belgesel Bölümü, Gösterim Seçkisi. 2007
18. Ankara Film Festivali, Belgesel Dalı, Profesyonel Kategori, Üçüncülük Ödülü. 2007
Osmanlı Bankası Müzesi Sineması'nda gösterildi. 22 Mayıs 2008



Kaynak
festival.ucansupurge.org











BASIN BÜLTENİ

Bir Çığlık...
Sesini duymadığımız ya da duymazdan geldiğimiz tüm kadınlar için bir çığlık.
Bu coğrafyada “namus” adına kadınlar öldürülüyor!

Yaklaşık üç yıldır sürdürülen belgesel film tamamlandı. Namus saikiyle işlenen cinayetler ya da töre cinayetleri olarak adlandırılan cinayetlere her geçen gün bir yenisi ekleniyor ve yaşananların üstü sürekli örtülüyor. Böyle bir ortamda Berrin Balay ve ekibi namus cinayetlerinin nedenlerini araştırmanın yanında özellikle bu alanda hizmet veren hakim, savcı, avukat, polis, sosyal hizmet uzmanı, psikolog, kadın çalışmaları uzmanları ve medya profesyonellerini bilgilendirmek için bir belgesel hazırladılar.

Özellikle Güneydoğu Anadolu’da Diyarbakır, Urfa, Mardin ve Batman’da sıklıkla yaşanan bu cinayetler göçlerle birlikte başta İstanbul olmak üzere Mersin ve Adana gibi illerde de görülmektedir. Türkiye’den göç alan Almanya, Hollanda, İsveç gibi ülkelerde de Namus Cinayetleri işlenmektedir.

Belgesel bu namus cinayetlerini tüm yönleriyle ele almayı hedefliyor. Yapım; bu alanda hizmet veren sivil toplum örgütleri, hukukçular, sosyal hizmetler, valiliğinin yanısıra şu an yaşamlarını sürdürebilen mağdurla yapılan görüşmelerden oluşuyor. Belgeselin çekimleri Diyarbakır ve Urfa’da gerçekleştirildi.Filmin ön çalışması 1994 yılından itibaren internet üzerinden ulusal ve yerel gazetelerin taranmasıyla elde edilen verilerin yanında bu konuda yazılmış ulusal ve uluslararası literatürün incelenmesiyle oluşturuldu. Gazetelerden elde edilen veriler ışığında hangi illerde cinayetlerin işlendiği ve nedenleri tespit edildi. O illerde hizmet veren sivil toplum örgütleriyle temasa geçilerek çekim yapılacak kişilere ulaşıldı. Sivil toplum destegi alınamayan iller çalışmanın dışında bırakıldı.

Çalışma 2004 yılında başladı. İlk yıl sponsor bulamama nedeniyle Diyarbakır’a iki kez gidildi. Daha sonra Diyarbakır’a 4 seyahat ve Urfa’ya 3 kez birer haftalık seyahatlar gerçekleştirildi. Çeşitli kesimlerden 57 kişi ile görüşüldü. 51 saatlik röpartaj yapıldı. Konunun niteliği nedeniyle çekim ekibi 2 kişiden oluşturuldu. Oldukça zorlu geçen çekim sürecinde mağdurları ve yakınlarını dinlemek program ekibini derinden sarttı. Belgeselin desifre çalışmaları 5 ay, kurgu planını oluşturmak 2 ay ve montaj süresi de 2 ay sürdü. Film şu anda çeşitli dillere çevrilmektedir. Film bu konuda hizmet veren STK’lar, Baro, Sosyal Hizmetler Bölümleri, Kadın Çalışmaları programları ve İletişim Fakültelerine dağıtılacaktır.

Proje destekçileri, MamaCash, Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) ve ODTU-GISAM’dır.


Kadına Ağıt / Requıem For Women
Türkiye/Turkey, 2006, 45’, Dvcam, Renkli/Color, İngilizce/Almanca Altyazılı
English/German Subtitled
Yönetmen/Director: Berrin Balay Tuncer - Önder M. Özdem
Görüntü Yönetmeni/Cinematographer - Önder M. Özdem- Ersan Ocak
Kurgu: Berrin Balay Tuncer - Önder M. Özdem
Yapım/ Production: Berrin Balay Tuncer

Dünya Hakları / World Sales: Berrin Balay Tuncer
e-mail/e-posta:bbalay@metu.edu.tr
web: www.kadinaagit.com





Berin Balay Tuncer'in "Kadına Ağıt" belgeseli, ardında yaşanmışlığını dahi bırakamadan öldürülen kadınların tümüne bir ağıt okuyor. Başı belli olmayan karanlık bir tünelden gelip, yaşayan ve öldürülmüş tüm ruhları delip geçen bir ağıt.

Tarihi tam olarak ne kadar eskilere dayandığı bilinmeyen namus/töre cinayetleri, Türkiye'deki son on yıldaki görünürlükleriyle beyaz perdeye yansıyor. Nüfus cüzdanı olmayan, resmen hiç doğmamış kadınların, toplumsal, bireysel hafızalardan da hiç varolmamışçasına silinmelerine karşı duranların hep birlikte söyledikleri bir ağıt olan 'Kadına Ağıt' belgeseliyle.

Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Görsel İşitsel Araştırmalar Merkezi'nde (GİSAM) öğretim üyesi Dr. Berrin Balay Tuncer'in yönetmenliğini yaptığı film, aile içinde şiddete uğramış, öldürülme tehlikesiyle evden kaçıp KA-MER'e sığınmış kadınların yaşadıklarını, KA-MER'in ve diğer sivil toplum kuruluşlarının (STK) bölgede verdiği mücadeleyi, resmi mercilerin son kertede namus/töre cinayeti konusundaki bilgisizliklerini ve yetersizliklerini, namus/töre adına cinayet işlenmesinin gerekliliğini savunanların dehşet veren portrelerini bir araya getirmeyi başarmış.

Berrin Balay Tuncer, üç senede tamamlamış belgeseli. Şemse Allak olayından sonra, ailelerin barış yemeği için bir araya geldiğini de okuyunca "artık bu sorunun belgeseli yapılmalı" demiş.

Bölgedeki çekimlerde sürekli sivil toplum kuruluşlarından bir kişinin ya da muhtarların katılımıyla röportajları gerçekleştirdiğini anlatan Balay, "herkes biliyordu, ama konuşmuyordu" diyor. "Doğduklarına dair hiçbir kaydı olmayan kadınlar, namus temizlemek için bir günde öldürülüp gece gömülüyor ve hiçbir yetkili merciin haberi bile olmuyor bazen."

Urfa Salnamesi- Öldürmeyin, tecrit edin
Namus/töre cinayetleri üzerine yapılan araştırmaların azlığına dikkat çeken yönetmen 1920'li yıllarda Urfa salnamesinde, kadınların öldürülmemesi gerektiği, ancak şehir dışında bir yere yaşamaya gitmeleri gerektiğinin yazıldığını aktarıyor.

Bir çocuk fabrikası olarak kadın
Diyarbakır ve Urfa'da yapılan görüşmelerde bölgenin siyasal, ekonomik, sosyal yapısının karmaşıklığı bir daha gözler önüne seriliyor. Aşiret, gelenek, yoksulluk, eğitimsizlik; hepsinin hedefi genç kadınlar oluyor.

Filmde, bu cinayetlerin gerekliliğini savunan bir erkek, kadının eğitilmemesi gerektiğini üstüne basa basa söylüyor. Ayrıca aynı kişi, 34 yaşındaki kadınlarının 8-9 çocuk sahibi olduğu bir milletin sırtını ne Amerika'nın ne da başka bir ülkenin yere getirebileceğini savunuyor.

Kızlarımızı köpeklerle yatırın, oğlumuzu öldürmeyin
Filmdeki en dikkat çekici olaylardan biri ise, bir namus/töre cinayetinden sonra erkeğin ailesinin kızın ailesine, oğullarının öldürülmemesi için götürdükleri teklif.

Erkeğin ailesi, kızın ailesine, evli kadınlarını, bekar kızlarını sunuyor, "eğer istiyorsanız onları köpeklerle yatırın" diyor. Yani zaten hakkında tek söz söyleme hakkı erkeklerin olan kadın cinselliğinin bu denli aşağılanması bir "barış/ateşkes" önerisi olarak sunuluyor.

STK'lerin imkanları kısıtlı
STK'ler bölgede kilit bir pozisyonda. Aşiret-gelenek-eğitimsizlik ve yoksulluk kıskacında sıkışmış kadınların destek bulabileceği en önemli merkezler STK'ler. Ancak, kadınların uzun vadede hayatlarını idame ettirebilmeleri halen çok zor. Sığınak imkanları çoğu kez yok, olanların da sığınakta kalma süre çok kısıtlı.

Başka ülkelerde durum ne?
Kadına Ağıt belgeselinin ana sponsoru Hollanda merkezli bir STK olan MamaCash. Hollanda'da şiddete uğrayan kadınların sığınakta kalmaları ve maddi yardım almaları hemen sağlanıyor, belli bir süre sonra meslek öğrenmeleri için çalışmalar yapılıyor.

Daha sonraki aşamalarda da şehirleşmiş bölgelerde yaşamaları için yardımlar sağlanıyor. Destek, kadın ekonomik özgürlüğünü kazanana kadar devam ediyor.

Büyük çoğunluğu Kürt kadınlarından oluşan töre şiddetine maruz kalan kadınların kendi hayatlarını kurmalarının önündeki engellerden biri de Türkçe bilmemeleri. Bu sorun imkanların kısıtlılığıyla da birleşince, kadının evden ayrıldığında çalışıp, meslek sahibi olmasını da zorlaştırıyor.



Valilik kurtarılan kadınlara yardım ediyor

Balay, bölgedeki resmi mercilerin kadınlara yardım etmek için kapılarının açık olduğunu söylüyor. "Valilik kurtarılan kadınların hayatlarını kolaylaştırmak için elinden geleni yapıyor" diyor Balay. Ayrıca Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) Namus Cinayetleri İzleme Komisyonu kurulmuş olmasını da -henüz bir sonuç alınmamış olsa da- Umut vaat eden bir adım olarak değerlendiriyor. Belediyelerin de sığınma evlerine ilişkin çalışmalarına değinen Balay, yine de sığınma evi mantığının altı ayla sınırlı kalmaması gerektiğinin altının çizilmesi gerektiğini belirtiyor.

Aşiret
Aşiretler arasındaki güç dengeleri de namus/töre cinayetlerinin oluşmasında ve farklı biçimlerde kadınlara şiddet uygulanmasının sürdürülmesinde belirleyici. "Eğer iki aşiret de aynı derecede güçlüyse, kadının öldürülmesinden sonra erkeğin de cezalandırılması gerekmeyebiliyor" diyor Balay. Ama eğer bir aşiret diğerinden daha güçlüyse o zaman güçlü olanın kuralları geçerli oluyor.

Aşiret reislerinin oğullarının bugün mecliste oturduğunu söyleyen yönetmen, asıl onların harekete geçirilmesi gerektiğini belirtiyor. Ancak, menfaat ilişkisinin herkesin elini kolunu bağladığını, devletin teşviklerinin çoğunlukla ağalara gittiğini de ekliyor. Dolayısıyla resmi merciler bir yandan Diyarbakır'da Urfa'da hayatta kalmayı başaran kadınlara yardım ederken, üst kademelerde belirleyici olan, kadınların hayatlarına mal olan menfaatler.

Aşiret içindeki yaşlı kadınların tam bir erkek aşiret reisi gibi davrandıklarına dikkat çeken Balay, aşiretlerdeki yaşlı kadınların namus/töre cinayetlerindeki teşviklerinin de altını çiziyor.

Erkeklerle çalışmak çok önemli
Yeni Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) caydırıcılığı, sivil toplum kuruluşlarında çalışan kadınların da aynı aşiret sistemi içinden gelmeleri, sistemde çatlaklar oluşturuyor; ancak yönetmen asıl önemli olanın erkeklerle çalışmalar yürütmek olduğunu vurguluyor.

"Türkiye'de kadınlar henüz erkeklere çalışmanın önemini kavramış değil. Biz sürekli kadınlar üzerinde çalışıyoruz, kadınlar seslerini yükseltiyor ama mücadele alanları o kadar kısıtlı ki, bu durumda erkeklerin katılımının olması ve onlarla çalışmalar yürütülmesi çok önemli."

Kadına Ağıt belgeseline Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) Türkiye ve ODTÜ GİSAM da destek olmuş.

"Kadına Ağıt" ardında yaşanmışlığını dahi bırakamadan öldürülen kadınların tümüne bir ağıt okuyor. Başı belli olmayan karanlık bir tünelden gelip, yaşayan ve öldürülmüş tüm ruhları delip geçen bir ağıt. (TS/TK)

Kaynak
BİA Haber Merkezi
20/05/2006
Talin Suciyan





KADINA AĞIT
Yönetmenler - Berrin Balay Tuncer & Önder M. Özdem
35 mm / Renkli / 39’
Türkçe; İngilizce altyazılı

Çığlık,
sesini duymadığımız,
duymazdan geldiğimiz kadınlar için
bir çığlık.
Bu coğrafyada namus adına kadınlar öldürülüyor.






Kaynak
İstanbul Film Festivali Web Sitesi
Web Sitesi - kadinaagit.com

Dünya Hakları - Berrin Balay Tuncer
e-mail/e-posta:bbalay @ metu.edu.tr