Yapım Tarihi - 2007
Süre - 00:21:00
Format - Belgesel, Renkli, Türkçe, DV
Yönetmen - Bülent Arınlı
Yapımcı - Şehbal Şenyurt, Nedim Hazar
Kurgu - Bülent Arınlı
Yapımevi - SUFilm
Dağıtım
SUFilm Aşağı Gökçebel Mah. Bayır Sk. No. 11 Yalıkavak, Bodrum
Tel - 0533 719 44 33 / 0252 386 38 16
URL - www.sufilm.net
Elektronik Posta Adresi - sehbal @ sufilm.net,
sehbalsenyurt @ yahoo.com
Hrant Dink'in Düşlerine...
Türkiye ve Ermeni dünyasını sarsan bir cinayete kurban giden gazeteci Hrant
Dink’in anlatımıyla, Tuzla Ermeni Çocuk Kampı’nın öyküsü. İstanbul
yakınlarındaki Tuzla Ermeni Çocuk Kampı, yetim çocukların emeği ile yapılmıştır.
Hrant Dink de kendi yuvalarını kurmaya çalışan bu çocuklardan biridir. Kamp, 12
Eylül Askeri darbesinin ardından gelen yeni yasa ile Ermeni Vakıf mülkiyetinde
olması dolayısıyla çocukların elinden alınmış, bir harabe olmaya terk
edilmiştir. Filmde Hrant Dink, kampın yıkıntıları arasında gezinerek
duygularını, kampın kimsesiz, yetim çocuklar için ne anlama geldiğini ve geri
alma mücadelelerini anlatır. Yapım, Hrant Dink’in sarsıcı katlinin ardından onun
düşlerini dile getiren bir ağıt niteliği taşımaktadır.
Kaynak
sufilm.net
Sevgili Dostumuz,
"...O yaratılan şeyin bir devamlılığı olmuş olsaydı.. Bir şeye yarasaydı, yine
bu kadar gam yemeyecektim. Sonuçta, insanlık bir devamlılıktır, bir insanın
yarattığından başka bir insan yararlanabilir. Yok, bu da yok.. Öyle harabe
olarak bıraktılar..."
Hrant Dink
Yönetmenliğini Bülent Arınlı'nın yaptığı "Kırlangıcın Yuvası" isimli belgeselde
Hrant, Tuzla Ermeni Çocuk Kampının öyküsünü anlatıyor.
Filmin gösterimine sizleri de aramızda görmekten mutluluk duyarız.
Paylaşmaya bekliyoruz.
Çekimlerini 2002 yılında Bülent Arınlı’nın gerçekleştirdiği “Kırlangıcın Yuvası”
adlı belgeselin ilk gösterimi 29 Mayıs Salı günü Tophane’deki Tütün Deposu’nda
yapıldı.
Hrant Dink’in ağzından Tuzla Ermeni Çocuk Kampı’nın öyküsünün ve bugünkü
durumunun anlatıldığı belgeseli izleyenler arasında Rakel Dink ve Dink
Ailesi’nin mensupları da vardı.
12 Eylül darbesinin ardından Ermeni Vakıf mülkiyeti olduğu gerekçesiyle
çocukların ellerinden alınan Tuzla Ermeni Çocuk Kampı, 25 yıldır kullanılmadığı
gibi, sürekli olarak el değiştiriyor.
“… O yaratılan şeyin bir devamlılığı olmuş olsaydı… Bir şeye yarasaydı, yine bu
kadar gam yemeyecektim. Sonuçta, insanlık bir devamlılıktır, bir insanın
yarattığından başka bir insan yararlanabilir. Yok, bu da yok… Öyle harabe olarak
bıraktılar…” diyor Hrant, bakımsız ve karanlık duvarların arasında dolaşarak. 20
dakika Süren belgesel, kampın asıl sahiplerinin düşlerine ve emeklerine bir ağıt
niteliği taşıyor.
Anadolu Kültür Organizasyonu ve Su Film işbirliğiyle gerçekleştirilen gösterimin
sonrasında Bülent Arınlı kısa bir konuşma yaparak belgeselin çekim hikâyesinden
bahsetti.
Tuzla Kampı’nın öyküsünün Hrant’ınkiyle örtüştüğünü vurgulayan Arınlı “Adeta
bugünü çekmişiz; Tuzla Kampı’nı bitiren zihniyet aynı şeyi Hrant’a da yaptı”
dedi. Ardından söz alan Hrant Dink’in avukatı Fethiye Çetin, azınlıkların vakıf
mülkiyeti haklarına ilişkin olarak son 50 yıllık süreçte yaşananlara değindi.
Duygusal anların yaşandığı gösterim, bu kamptan yetişenlerin hislerini
aktarmasıyla sona erdi.
Hafızalarda, Hrant’ın mirası şu sözler kaldı- “… Ben ölmedim, bu toplum ölmedi…
Hayatta verdiğim bir mücadele varsa o da bu kampı geri almak ve yeniden bir
cennet mekâna çevirmektir.”
7. Munzur Kültür Ve Doğa Festivali. 2007
5. Erivan Uluslararası Film Festivali. 2008
Belgesel Sinemacılar Birliği Cep Sineması”nda gösterildi. 24 Ocak 2009
Bülent Arınlı’nın “Kırlangıcın Yuvası” Adlı Belgeseli Gösteriliyor
Yönetmenliğini Bülent Arınlı’nın yaptığı Kırlangıcın Yuvası isimli belgesel 29
Mayıs 2007 Salı günü 20:00'de Tütün Deposu, Lüleci Hendek Cad, Koltukçular
Çıkmazı, No- 12, Tophane, İstanbul adresinde gösteriliyor. SUFilm yapımı
belgeselde geçtiğimiz günlerde kaybettiğimiz yazar Hrant Dink, Tuzla Ermeni
Çocuk Kampı’nın öyküsünü anlatıyor.
“…O yaratılan şeyin bir devamlılığı olmuş olsaydı… Bir şeye yarasaydı, yine bu
kadar gam yemeyecektim. Sonuçta, insanlık bir devamlılıktır, bir insanın
yarattığından başka bir insan yararlanabilir. Yok, bu da yok… Öyle harabe olarak
bıraktılar…” - Hrant Dink