Nor Anadolu




Yapım Tarihi - 2011
Süre - 00:11:15
Format - Belgesel, Renkli, Türkçe, Betacam SP

Yönetmen - Burag Peksezer
Yapımcı - Mehmet Binay, Armen Sargsyan
Danışmanlar - Caner Alper, Levon Qalantar
Kameraman - Hagop Hovhannisyan
Kurgu - Jasmin Guso
Tercüman - Burag Peksezer


Sponsorlar

Armenian Women Dating
100s Beautiful Armenian Women For Love & Marriage. Find yours!
AnastasiaDate.com

The DNA Ancestry Project
Discover Your Ancestry with DNA. Find Ethnic and Geographic Origins.
www.DNAAncestryProject.com

Business in Turkey ?
Chartered Public Accountants Team For Accountancy&Paralegal Services
www.metinkeser.com


Röportajlar

Jozef Avedisyan
Yervant Minasyan
Gamo Der Bedrosyan
Berç Khazaryan
Vazgen Minasyan
Rober Mirzoyan

Ermenistan’da bulunan Arapgir, Malatya, Sivas, Antep, Musadağ gibi mahallelerde
yaşayan insanların Anadolu’ya olan özlemleri, hasretleri ve halen yaşatmaya
çalıştıkları geleneklerini anlatan bir film. Bu mahallelerde kurulan “memleket”
derneklerindeki insanlar, onların hikayeleri ve hepsinin hac yeri olarak gördüğü
Anadolu’daki şehirlerine yaptıkları ziyaretler, anılar ve iyimserlik üzerine bir
film.

Kaynak
Burag Peksezer
Internet Movie Database



Ermenistan'daki Anadolu

Arapgir, Maraş, Malatya, Van... Anadolu'nun bu şehirleri Ermenistan'ın başkenti
Erivan'a bağlı yerleşim birimleriyle adaş. Acılarla dolu iki farklı coğrafyanın
ortak hikâyesini anlatan 'Nor Anadolu' belgeseli, bu hafta gösterimde. Belgeseli
yönetmen Burag Peksezer'den dinledik.

Çıkarılan tehcir kanunuyla Osmanlı topraklarından göç etmek zorunda bırakılan
Ermenilerin gittikleri yerlerde kurmuş olduğu şehirler, uzun yıllar önce
terketmek mecburiyetinde kaldıkları Anadolu’dan ve Anadolu kültüründen izler
taşıyor. Sadece şehir isimleri ile sınırlı olmayan bu benzerlikler, birlikte
yaşamış olmanın yaratmış olduğu etkileşim ile günümüze kadar ulaşan hatıralar
aynı zamanda. Bu benzerlikleri yansıtarak kültürel ilişkileri geliştirmek ve
Türkiye ile Ermenistan arasında diyalog kurmak amacıyla GPOT ve Canfilm ile
Internews Armenia işbirliğinde gerçekleşen bir proje kapsamında, Türkiye’den
giden altı yönetmen Ermenistan’da altı farklı belgesel çekti.

Yönetmen Burag Peksezer, Erivan’daki semtlerin Anadolu’daki yerleşim yerleriyle
aynı ismi taşıyışını, zorunlu göçün getirmiş olduğu travmaları ve yaşanmış ortak
acıları beyaz perdeye yansıtan kişi. Bir İstanbul Ermenisi olan Peksezer önce
Erivan’da bulunan ve Anadolu’dan gelenler tarafından kurulan yerleşim yerlerini
sayıyor ve ekliyor- “Bunlar, bir umutla kurulmuş şehirler değil. New York’u
kuran insanlar, hayallerindeki cenneti bulmak için oraya gidiyor. Bu insanlar
ise Anadolu’yu terk ettiklerinde arkalarında bir cenneti bıraktıklarını bilerek
kuruyorlar bu semtleri, hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını bilerek...
İstedikleri tek şey, bir daha geri dönemeyecekleri topraklardan kalma ufak bir
hatırayı anımsayabilmek.”
Peksezer’in Nor Anadolu (Yeni Anadolu) adını verdiği belgeselde üç farklı
karakter ve üç farklı hikâye var. İlk sahnesi panoramik bir Erivan görüntüsüyle
başlayan film, Ağrı dağının heybetini içimize işliyor. Hemen ardından, göçten
sonra Erivan’a yerleşen Ermenilerin örgütlenmesini ve birbiriyle olan irtibatın
kopmamasını sağlamış olan cemiyetler ön plana çıkıyor. Malatya, Maraş, Antep
cemiyetleri ilk bakışta göze çarpanlardan.

Antepli bir lahmacuncu
Peksezer ilk karakter olarak Antep Ermenisi bir lahmacuncuyu seçmiş. Dedesinden
öğrendiği tarifle lahmacun yapan ve ana dili gibi Türkçe konuşan Sarkis amcanın
Antep şivesi gülümsetiyor. Sovyetler döneminde milliyetçiliğe yönelik izler
taşıdığı gerekçesiyle lahmacun yapmak yasak olduğundan, bu tarif aile sırrı
olarak yadigar kalıyor Sarkis amcaya. Ermenistan’ın bağımsızlığını ilan ettikten
sonra ilk iş olarak Gaziantep’e gelmiş ve oradaki lahmacuncularla görüşmüş.
Kendi tarifini oradakilerle karşılaştırdığını, birbirine çok benzediğini
söylüyor. Antep’te hâlâ görüştüğü arkadaşları olduğunu,memleketine sık sık
gittiğini anlatıyor.

Bu kahvenin 100 yıllık hatırı var
Bir sonraki hikaye için Erivan’ın öbür ucuna, Arapgir’e geçiyor Peksezer. 130
bin nüfuslu Arapgir göçmenler tarafından kurulan ilk yerleşim birimi. Belgeselin
karakterlerinden birisini de bu ilçe ve orada yaşayan Kirkor amcanın hikâyesi
oluşturuyor. Anlattığına göre Arapgirliler kahveye çok düşkünmüş ve sürekli Türk
kahvesi tüketirlermiş. Göç etmek zorunda kaldıklarında da yanına aldıkları tek
şey mücevherleri değil, eski kahve takımının bulunduğu ufak sandukaymış.

100 yaşındaki bir kahve değirmeniyle öğütüyor kahve çekirdeğini, fincanının
Anadolu koktuğuna inanıyor. Kirkor amcanın anlattıkları öyküler, “Yeter, yeter
bu hasretlik artık yeter, tasamı gamımı bilsen Arapgir” türküsünü anımsatıyor.

Belgeselin son kısmını Erivan’ın birkaç kilometre dışında kurulmuş bir yerleşim
birimi olan Musadağ oluşturuyor. Adından da anlaşılacağı üzere Hatay Musadağ’dan
göç etmiş kişiler tarafından kurulmuş ve kendisiyle aynı kaderi paylaşan diğer
semtlerden farklı olarak, Musadağ’da ikinci nesil Anadolu göçmenleri yaşıyor.

Hatay’ın Türkiye’ye katılması üzerine 1939 yılında köylerini terkeden Ermeniler,
Sovyet yönetimi altındaki Ermenistan’a ulaşarak buraya yerleşiyorlar. İkinci
nesil olmalarından dolayı acıları nispeten daha taze ve birçoğunun annesi veya
babası Hatay doğumlu.

1970’li yıllarda kaçak yollardan Türkiye’ye girerek Hatay’a ulaşıyor.
Çocukluğunun geçtiği yere, hayatına ve hayallerine yön veren Musadağ’a
tırmanıyor ve oradan almış olduğu bir çuval toprağı, aynı şekilde kaçak
yollardan Sovyet Ermenistan’ına sokuyor. 24 yıl boyunca tavan arasında özenle
saklanan ve aile içerisinde bir sır olarak tutulan bu çuval, ancak 1991 yılında,
Ermenistan bağımsızlığını ilan ettiği vakit gün yüzüne çıkma fırsatı buluyor.
Hatay Musadağ’ın tepesinde bir zamanlar var olan anıtın Ermenistan’daki bir
benzerinin yanına dökülüyor Türkiye’den gelen o toprak.

‘Anadolu hac yeri gibi’
Uzun yıllar önce memleketini terketmek zorunda kalanların yaşamış olduğu acılar
ve travmaları beyazperdeye yansıtan Burag Peksezer, günümüzde birçok Ermeni’nin
atalarının yaşadığı toprakları görmek için Anadolu’ya geldiğini, Anadolu’yu
ziyaret etmenin neredeyse hac vazifesi olarak görüldüğünü söylüyor.

Sanılanın aksine, 24 Nisan anmalarında intikam ve kin duygusunun yer almadığını,
sadece memlekete, Anadolu’ya olan özlemin var olduğunu anlatıyor. Yönetmen
Peksezer Nor Anadolu’da, hiç görmediği bir yeri özleyen insanların hikayesini
anlatıyor.

Kaynak
radikal.com.tr
25/07/2011






New Anatolia / Nor Anadolu
Director/Yönetmen- Burag Peksezer
Dil/Language- Armenian with Turkish subtitles / Ermenice (Türkçe altyazılı)


Six Armenian and six Turkish students made short documentaries about different
aspects of the life and culture of their neighboring country in 2011 as part of
the "Dialogue-Building between Armenia and Turkey" project, funded by the United
States Department of State Bureau of Democracy, Rights and Labor.* The films
were co-produced by Internews Armenia and CAM Film (based in Istanbul), with the
support of GPoT Center.

*This film was funded in part by a grant from the United States Department of
State. The opinions, findings and conclusions stated herein are those of the
author and no not necessarily reflect those of the United States Department of
State or of the project partners.

İstanbul Kültür Üniversitesi - Küresel Siyasal Eğilimler Merkezi (GPoT),
Internews Ermenistan ve CAM Film'in ortaklaşa yürüttüğü Belgesel Film Çekimi
aktivitesi Amerikan Dışişleri Bakanlığı'nın finanse ettiği "Türkiye-Ermenistan
Diyaloğu'nu İyileştirme Projesi" kapsamında gerçekleştirilmiştir.* Bu proje
çerçevesinde 2011 yılında Türkiye'den ve Ermenistan'dan 6'şar öğrenci komşu
ülkeyi ziyaret etmiş ve o ülkenin kültürünü çekmiş oldukları kısa filmlerle
anlatmışlardır.

*Bu film Amerikan Dışişleri Bakanlığı tarafından finanse edilmiştir. Filmde
beyan edilen fikir, bulgu ve sonuçlar yönetmene ait olmakla birlikte Amerikan
Dışişleri Bakanlığı'nın ya da partnerlerinin görüşlerini yansıtmamaktadır.

Kaynak
https://www.youtube.com/watch?v=mANh1LAPSt4






Anatolia in Armenia
A Documentary called “Nor Anadolu - New Anadolu”

A two page article, complete with a large photograph of Yerevan (Erivan) with
Mount Agri (Ararat) in the background tells the story of a documentary on cities
established in Armenia with Turkish names - Arapgir, Maras, Malatya, Van. The
article, written by Alpugra Bahadir Gultekin in Radikal newspaper (July 27,
2011), states that GPOT and Canfilm working with Internews Armenia has produced
documentaries to further the dialog between the Turks and the Armenians.

Burak Pekgezer, an Armenian Turk and 5 other Turkish directors, has toured
Armenia and produced 6 documentary films, starting in Yerevan. Burak Pekgezer’s
documentary, “Nor Anadolu - New Anadolu” tells the story of three different
characters and stories. The documentary opens with a panoramic photograph of
Yerevan, one of the oldest cities of the world, a peer of Rome and Carthagenos
in Tunusia, believed to be found in 782 BC (1). Names of some of the districts
in modern Yerevan include Malatya, Maras, Antep, places where Armenians migrated
from during and after the First World War.

The documentary next tells the story of Arapgir, a town of 130,00 on the other
side of Yerevan, established by the immigrants from Turkey. The third story is
on Musadag, a town established by the immigrants who left Musadag in Antioch
after Hatay became a part of the Republic of Turkey in 1939. Only the people of
Vakifli Village at Samandag, Antakya, decided to stay which is a thriving
community today, complete with their Church and orchards.

I went to Istanbul Kultur Universitesi near the airport after reading the
article in Radikal which stated that the documentary “Nor Istanbul” would be
shown at the university during the week. The documentary was not being shown,
but I had a chance to speak with Can Yirik from the University who promised to
obtain a copy for me from the producers. After discussing my purpose in wanting
to see the documentary, Can Yirik gave me two books and a CD.

The first book, Armenian-Turkish Team Reporting Project includes articles
produced by Armenian and Turkish Journalists as a Result of Exchange Visits,
published in Yerevan in 2009, including Vercihan Ziflioglu of HDN. The second
book, MerhaBarev, derived from Turkish Merhaba and Armenian Barev, includes
photographs from the Armenian-Turkey joint photo project in 2006. The CD, is
called Armenia-Turkey Media Border Documentary, produced by OrdFilm, with the
sponsorship of USAID and Eurasia Prtnership. Hopefully, these will be a part of
many collections at the Turkish Library and Museum in America, scheduled to open
in 2015 in New York city, for which the efforts are continuing.

During the Turkish American Leadership Conference held in WDC in April 2011, I
had a chance to meet Mr. Marthy Callaghan, the producer of the documentary “The
Armenian Revolt” and suggest to him and the conference attendees that perhaps
another documentary could be made, “The Armenian Friendship” to tell the untold
stories of the friendship between the two people all over the world that could
foster the dialogue, which looks like is the main purpose of the documentaries
such as “New Anatolia.”

Notes; (1) From an article in Turkish & Armenian Women’s Magazine, Issue 1, 2002

Yuksel Oktay, PE
31 July 2011
http://www.nationofturks.com/archives/879