Yapım Tarihi - 2007
Süre - 00:50:00
Format - Uzun Belgesel, Renkli, Türkçe
Yönetmen - Remzi Kazmaz
FIRTINA VADİSİ DAVASI FİLM OLDU
FIRTINANIN HEM AVUKATI HEM YÖNETMENİ
Fırtına vadisi Rize ilinin Çamlıhemşin ilçesinde Kaçkar Dağları'nın eteklerinde
bulunmaktadır.Vadinin tam ortasından geçen Fırtına deresi bu vadiye hayat
verir.Yüzyıllardır Kaçkar Dağları'nın buzullarındaki su kaynaklarından beslenen
Fırtına deresi iki kola ayrılarak Karadeniz'e dökülür.Dünyada yalnızca
Kanada'nın soğuk sularında yaşayan Deniz alası ta oralardan göç ederek Fırtına
Dersi'ne gelir ve bu derede yumurtalarını bırakır.
Yeşilin bin bir çeşidini bu vadide bulabilirsiniz.Vadi bünyesinde barındırdığı
binlerce çiçek türüyle beraber tıp dünyasına bir çok alanda faydalı olduğu
gibi,artıca ülke ekonomisine de milyonlarca dolarlık katkı sağlar.Dik
yamaçlarındaki tesis konaklar yüzyıllardır ayakta kalmayı başarmış bir kültürün
mirasıdır.
Sis tabakasını her mevsim görmek için mümkündür. Eğer bu sis tabakası olmazsa
vadide ki hayat biter.Çünkü bu vadi Kafkasya Ilıman Kuşak Yağmur Ormanları'na
sahiptir. Bu nedenle yılın büyük bir bölümü yağışlıdır. Elevit, Kavron, Samistal,
Ayder gibi Ünlü yaylaları vadiye ayrı bir güzellik katarlar. Bu yaylalar
arasında serpilmiş buzul göller doğa sever ve çevrecilerin en çok ziyaret ettiği
ve kamp kurduğu alanlardır. Rafting,kayak.bisiklet turları yapmak için dünyanın
dört bir yerinden binlerce turist ziyarete gelir. Yani Fırtına Vadisi doğanın
koynunda gizlenmiş bir cennet gibidir.
Bu cennet vadi üzerinde bir gün hiç kimseye sormadan birileri geldi ve bir
elektrik santrali için kazma vurdular. Dönemin başbakanının emriyle alelacele
hazırlanan eksik ÇED (çevre etkilenme) raporuyla aynı gün santral açılışı
yapıldı. Basta Tema Vakfı olmak üzere doğa sever Çamlıhemşin halkı hem dönemin
başbakanına hem de bakana yakınlığıyla bilinen holdingin yöneticilerine karsı
büyük bir tepki verdiler.
Bir tarafta eksik ve çÜrük CED raporuyla bu cennet vadiyi cehenneme çevirmek
isteyen yasa ve hukuk tanımaz tavırlarıyla Fırtına Vadisi'ni kötülemeye başlayan
holding,bir tarafta bu yatırımcılara karsı kendi topraklarını korumak için yola
düşen Çamlıhemşin halkı, bilim adamları, sivil toplum kuruluşları vardı.Bir çok
dava açıldı.Tepkiler uluslar arası boyutlara ulaştı. (WVMF) Doğal Hayatı Koruma
vakfı başkanı Dr. Claude Martin dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'e Fırtına
Deresi'nin üzerinde kurulması planlanan santralin durdurulmasını isteyen bir
mektup yazdı.
Uzun yıllar devam eden davalardan sonra bağımsız yargı kararanı verdi. Fırtına
Vadisi üzerinde kurulması düşünülen santralle ilgili ret kararı verilirken bu
konu ile ilgili CED raporunu da iptal etti. Cennet cehennem olmaktan
kurtulmuştu. Fırtına Vadisi'ndeki katliam artık bitmişti.
Kaçkarlar'da bayram vardı, Fırtına deresi artık özgür akacaktı. Aradan kısa bir
süre geçmişti ki Fırtına Vadisi'ne bir kez ağızları sulanmış köşe başın da
bekleyen rantiyeciler fırsat kolluyordu. Hem elektrik üretimini devletten
sağlayacakları olanaklarla sağlayacaklar, hem de ceplerini dolduracaklardı.
Ne bu vadinin doğal güzelliği, nede ülkenin elektrik ihtiyacı onları hiç
ilgilendirmiyordu. Amaç küçük yatırımlarla büyük kazanç sağlamaktı... Ama
bağımsız yargıdan ve çevrecilerin tepkisinden de korkuyorlardı.
Sonun da değişik çareler aranmaya başlandı.
Yabancı sermaye…
Aranan kan bulunmuştu. Eğer yabancı sermayelerle işbirliği yapılırsa yasalarda
da yapılan değişikliklerden faydalanıp bağımsız yargıdan,mahkemeden
kurtuluyorlardı.
Çünkü onların fiil ve eylemlerini artık Türk Mahkemeler'i değil, Uluslar arası
mahkemeler yani TAHKİM KURULLARI yargılayacaktı.Ve tahkim kurularını da
oluşturan bireylerin dünyanın önde gelen sanayici ve iş adamalarından olduğu da
düşünülürse ortaya çıkacak kararı kestirmek hiç de zor değildi.
Evet böylesine nazik bir ortamda mutlaka bir şeyler yapılmalıydı. Bir ses
duyuldu. Bu ses Fırtına Vadisi'nin Avukatların dan Remzi Kazmaz'dan gelmişti.
Av.Remzi Kazmaz hem bu yörenin çocuğu, aynı zamanda bir sinema
yönetmeniydi.Hikayenin gerisini artık ondan dinleyelim.
Fırtına Vadisi için ulusal düzeyde hukuki ve sosyal boyutlarda büyük bir
mücadele verildi. Avukatlıkta söylenecek söz kalmadı. Hepsini söyledik.
Hukukun üstünlüğü ile biten bu davadan sonra burada yaşanılan olaylarında
etkisinde kalarak bir film çekmeye karar verdim.
Çünkü artık Fırtına Vadisi'ni bütün dünya tanıyor.Burada santral istemiyoruz.
Buraya göz koyanları hep uyarıyoruz. Buraya yaklaşmayın, bu ülkeyi biz sizden
daha çok seviyoruz.
Bu ses halkın sesiydi.Ama içlerinden biri öyle haykırıyordu ki hemen dikkatimi
çekmişti.
O yıllarca geçimin sağlamak için gurbet ellere gitmiş, ama doğduğu topraklardan
daha fazla ayrı kalamamıştı. Ama geri dönüş zamanı da maalesef ağaçların
kesildiği, dinamitlerin patladığı, deresinin kirletildiği bir döneme
rastlamıştı. Şaşkın ve öfkeliydi. Bir yandan Fırtına Vadisi'ndeki olayları ve
bir yandan davayı takip ederken, bir yandan da isminin Mustafa olduğunu
öğrendiğim bu şahsı takibe almıştım.
Bugünlerde yaşı 80'lere dayanmış,sadece Okur yazar olan Mustafa'nın her
mahkemede bulunması da ayrıca dikkatimi çekiyordu.
Daha sonra tanışma dönemimiz oldu. Onun duyguları da beni iyice etkileyince bu
filmi onun hikayesinden yola çıkarak yapmaya karar verdim. Ve bu yüzden adının
Vatandaş Mustafa olarak koydum.
Filmin senaryosu bana ait.14 aydan beri çalışıyoruz. Yapımcılığını Alternatif
sinemanın yaptığı filmin montajı ve kurgusu Yaşar Bülbül'e ait.Ayrıca Yaşar
Bülbül'ün bu filmde yoğun bir emeği var. Onun kamerasıyla çektiği bu doğa
harikasına sanatını katmış,yani doğa ve sanatı oldukça güzel bütünleştirmişti.
Filmin müziğini aranjörlüğünü yine Yaşar Bülbül'ün yaptığı yöresel müziğin
ustalarından müziğe damgasını vurmuş şarkılarıyla Biro Topaloğlu, tulumuyla
Mahmut Turan, Kemençesiyle Tahsin Ali Terzi'nin ezgileriyle oluşturduk.
50 dk. uzunluğundaki bu filmi miniDV formatın da çektik.
Gelin dünya cennetini bir kez görün, Çadırlarınızı alın gelin. Sırt
çantalarınızı alın gelin. Rafting, kayak ve spor için ideal Kaçkar Dağları'na
gelin.
Çünkü Fırtına Vadisi'ni anlatmak 50 dakikalık bir olay değildir. Bu cenneti tüm
insanların görmesini isterim.
Çünkü Fırtına Vadisi'ni gördükten sonra gelince unutamayacağınız anılarınız,
gidince anlatacak bir çok hikayeniz olacak.
Ama önce bu filmi izleyin. Ayrıca 8 Temmuz 2007 de Çamlıhemşin'de başta
Çamlıhemşin halkı ve tüm doğa severlerin katılacağı galaya Fırtına'yı sevenleri
bekliyoruz."
Evet filmin yönetmeni ve senaristi Remzi Kazmaz'IN bir Fırtına sevdalısı
olduğunu gördük ama daha önemlisi yönetmen Remzi Kazmaz'ın yaptığı bu filmde
doğaya, çevreye daha da önemlisi yaşlanan dünyamıza karşı önemli bir sorumluluğu
yerine getirdiğine inanıyoruz.
Yönetmen Remzi Kazmaz'ı tebrik ediyoruz.Filme büyük emeği gecen neredeyse filmin
herşeyi Yaşar Bülbül. Ellerin dert görmesin bize Fırtına'yı ağız tadıyla
izlettirdiği için.
Türk sineması gelecekte bu ikiliyi iyi izlesin. Kendi dar olanaklarıyla
yaptıkları filmlerle sinema dünyasına hem katkı sunarlarken, yaşadığımız dünyayı
da yaşanabilir kılmak için güzel mesajlar veriyorlar…
8 Temmuz 2007 Pazar günü Rize ili Çamlıhemşin ilçesindeki bu galanın ilginç
olacağına inanıyoruz.Film galalarını hep sinema salonlarında yaratılan
skandallarla izlemeye alışmıştık. Ama bu galanın Fırtına Vadisi'nde olması
oldukça anlamlı. Şimdiden Alternatif Sinema'yı tebrik ediyoruz.
Festivalimiz bileşeni Alternatif Sinemacıların yapımcılığında ve Festivalimiz
Hukuk Danışmanı Av. Remzi Kazmaz'ın yönetmenliğinde hazırlanan Vatandaş Mustafa
adlı belgesel film GALA' sına DAVETLİSİNİZ…
Emperyalizme ve Savaşa Karşı Küresel Film Festivali
Film For Peace
turkey@filmforpeace.com
sbfkgrubu@gmail.com
Saygılarımızla…
Festival Basın Sözcüsü - Emine DOLMACI- 0532 6445735
FIRTINA VADİSİ DAVASI FİLMİNE DAVETLİSİNİZ !
Vatandaş Mustafa
Yönetmen- Av. Remzi Kazmaz
Müzik- Birol Topaloğlu
Süre - 50' dk.
GÖSTERİM ve SÖYLEŞİ- 31 Ekim Cuma, Saat- 20.00
YER- Photo Park, İstiklal Cad, Küçükparmakkapı Sok, No- 9, Kat- 3
Beyoğlu-İstanbul
Fırtına vadisi Rize ilinin Çamlıhemşin ilçesinde Kaçkar Dağları'nın eteklerinde
bulunmaktadır.Vadinin tam ortasından geçen Fırtına deresi bu vadiye hayat verir.
Yüzyıllardır Kaçkar Dağları'nın buzullarındaki su kaynaklarından beslenen
Fırtına deresi iki kola ayrılarak Karadeniz'e dökülür. Dünyada yalnızca
Kanada'nın soğuk sularında yaşayan Deniz alası ta oralardan göç ederek Fırtına
Dersi'ne gelir ve bu derede yumurtalarını bırakır.
Yeşilin bin bir çeşidini bu vadide bulabilirsiniz. Vadi bünyesinde barındırdığı
binlerce çiçek türüyle beraber tıp dünyasına bir çok alanda faydalı olduğu gibi,
artıca ülke ekonomisine de milyonlarca dolarlık katkı sağlar. Dik yamaçlarındaki
tesis konaklar yüzyıllardır ayakta kalmayı başarmış bir kültürün mirasıdır.
Sis tabakasını her mevsim görmek için mümkündür. Eğer bu sis tabakası olmazsa
vadide ki hayat biter. Çünkü bu vadi Kafkasya Ilıman Kuşak Yağmur Ormanları'na
sahiptir. Bu nedenle yılın büyük bir bölümü yağışlıdır. Elevit,Kavron,Samistal ,Ayder
gibi Ünlü yaylaları vadiye ayrı bir güzellik katarlar. Bu yaylalar arasında
serpilmiş buzul göller doğa sever ve çevrecilerin en çok ziyaret ettiği ve kamp
kurduğu alanlardır. Rafting,kayak. bisiklet turları yapmak için dünyanın dört
bir yerinden binlerce turist ziyarete gelir. Yani Fırtına Vadisi doğanın
koynunda gizlenmiş bir cennet gibidir.
Bu cennet vadi üzerinde bir gün hiç kimseye sormadan birileri geldi ve bir
elektrik santrali için kazma vurdular. Dönemin başbakanının emriyle alelacele
hazırlanan eksik ÇED (çevre etkilenme) raporuyla aynı gün santral açılışı
yapıldı. Basta Tema Vakfı olmak üzere doğa sever Çamlıhemşin halkı hem dönemin
başbakanına hem de bakana yakınlığıyla bilinen holdingin yöneticilerine karsı
büyük bir tepki verdiler.
Bir tarafta eksik ve çÜrük CED raporuyla bu cennet vadiyi cehenneme çevirmek
isteyen yasa ve hukuk tanımaz tavırlarıyla Fırtına Vadisi'ni kötülemeye başlayan
holding,bir tarafta bu yatırımcılara karsı kendi topraklarını korumak için yola
düşen Çamlıhemşin halkı, bilim adamları, sivil toplum kuruluşları vardı. Bir çok
dava açıldı.Tepkiler uluslar arası boyutlara ulaştı. (WVMF) Doğal Hayatı Koruma
vakfı başkanı Dr. Claude Martin dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'e Fırtına
Deresi'nin üzerinde kurulması planlanan santralin durdurulmasını isteyen bir
mektup yazdı.
Uzun yıllar devam eden davalardan sonra bağımsız yargı kararanı verdi. Fırtına
Vadisi üzerinde kurulması düşünülen santralle ilgili red kararı verilirken bu
konu ile ilgili CED raporunu da iptal etti. Cennet cehennem olmaktan
kurtulmuştu. Fırtına Vadisi'ndeki katliam artık bitmişti.
Kaçkarlar'da bayram vardı, Fırtına deresi artık özgür akacaktı. Aradan kısa bir
süre geçmişti ki Fırtına Vadisi'ne bir kez ağızları sulanmış köşe başın da
bekleyen rantiyeciler fırsat kolluyordu. Hem elektrik üretimini devletten
sağlayacakları olanaklarla sağlayacaklar, hem de ceplerini dolduracaklardı.
Ne bu vadinin doğal güzelliği, nede ülkenin elektrik ihtiyacı onları hiç
ilgilendirmiyordu. Amaç küçük yatırımlarla büyük kazanç sağlamaktı.. Ama
bağımsız yargıdan ve çevrecilerin tepkisinden de korkuyorlardı.
Sonun da değişik çareler aranmaya başlandı.
Yabancı sermaye…
Aranan kan bulunmuştu. Eğer yabancı sermayelerle işbirliği yapılırsa yasalarda
da yapılan değişikliklerden faydalanıp bağımsız yargıdan, mahkemeden
kurtuluyorlardı.
Çünkü onların fiil ve eylemlerini artık Türk Mahkemeleri değil, Uluslar arası
mahkemeler yani TAHKİM KURULLARI yargılayacaktı. Ve tahkim kurularını da
oluşturan bireylerin dünyanın önde gelen sanayici ve iş adamlarından olduğu da
düşünülürse ortaya çıkacak kararı kestirmek hiç de zor değildi.
Evet böylesine nazik bir ortamda mutlaka bir şeyler yapılmalıydı. Bir ses
duyuldu. Bu ses Fırtına Vadisi'nin Avukatların dan Remzi Kazmazdan gelmişti.
Av. Remzi Kazmaz hem bu yörenin çocuğu, aynı zamanda bir sinema yönetmeniydi.
Hikayenin gerisini artık ondan dinleyelim.
" Fırtına Vadisi için ulusal düzeyde hukuki ve sosyal boyutlarda büyük bir
mücadele verildi. Avukatlıkta söylenecek söz kalmadı.hepsini söyledik.
Hukukun üstünlüğü ile biten bu davadan sonra burada yaşanılan olaylarında
etkisinde kalarak bir film çekmeye karar verdim.
Çünkü artık Fırtına Vadisi'ni bütün dünya tanıyor.Burada santral istemiyoruz.
Buraya göz koyanları hep uyarıyoruz. Buraya yaklaşmayın, bu ülkeyi biz sizden
daha çok seviyoruz.
Bu ses halkın sesiydi. Ama içlerinden biri öyle haykırıyordu ki hemen dikkatimi
çekmişti.
O yıllarca geçimin sağlamak için gurbet ellere gitmiş, ama doğduğu topraklardan
daha fazla ayrı kalamamıştı. Ama geri dönüş zamanı da maalesef ağaçların
kesildiği, dinamitlerin patladığı, deresinin kirletildiği bir döneme
rastlamıştı. Şaşkın ve öfkeliydi. Bir yandan Fırtına Vadisi'ndeki olayları ve
bir yandan davayı takip ederken, bir yandan da isminin Mustafa olduğunu
öğrendiğim bu şahsı takibe almıştım.
Bugünlerde yaşı 80'lere dayanmış, sadece Okur yazar olan Mustafa'nın her
mahkemede bulunması da ayrıca dikkatimi çekiyordu.
Daha sonra tanışma dönemimiz oldu. Onun duyguları da beni iyice etkileyince bu
filmi onun hikayesinden yola çıkarak yapmaya karar verdim. Ve bu yüzden adının
Vatandaş Mustafa olarak koydum.
Filmin müziğini aranjörlüğünü yine Yaşar Bülbül'ün yaptığı yöresel müziğin
ustalarından müziğe damgasını vurmuş şarkılarıyla Birol Topaloğlu, tulumuyla
Mahmut Turan, Kemençesiyle Tahsin Ali Terzi'nin ezgileriyle oluşturduk.
50 dk.uzunluğundaki bu filmi mini DV formatın da çektik.
Gelin dünya cennetini bir kez görün, Çadırlarınızı alın gelin. Sırt
çantalarınızı alın gelin. Rafting,kayak ve spor için ideal Kaçkar Dağları'na
gelin.
Çünkü Fırtına Vadisi'ni anlatmak 50 dakikalık bir olay değildir. Bu cenneti tüm
insanların görmesini isterim.
Çünkü Fırtına Vadisi'ni gördükten sonra gelince unutamayacağınız anılarınız,
gidince anlatacak bir çok hikayeniz olacak.
Evet filmin yönetmeni ve senaristi REMZI Kazmaz'IN bir Fırtına sevdalısı
olduğunu gördük ama daha önemlisi yönetmen Remzi Kazmaz'ın yaptığı bu filmde
doğaya, çevreye daha da önemlisi yaşlanan dünyamıza karşı önemli bir sorumluluğu
yerine getirdiğine inanıyoruz.