Yapım Tarihi - 2025
Süre - 00:16:31
Format - Deneysel, Renkli, Türkçe
Yönetmen / Director - İnci Dönmez, Berat Kıran
Senarist / Writer - İnci Dönmez, Berat Kıran
Yapımcı / Producer - İnci Dönmez, Berat Kıran
Ana Karakterler / Key Cast
Sinan Kurtkaya, Dılara Tekkola, Alican Erişti, Sevgi Canbal
Erkin, 20’li yaşlarının sonlarında, üç yakın arkadaşa sahip bir adamdır ve o gün
Erkin’in doğum günüdür. Erkin’in evinde, arkadaş ortamında adetten olan, bir
rakı sofrası kurulmuştur. Sofradaki muhabbet herkesin, hayatının güncelinden
bahsetmesiyle başlar. Yolunda gitmeyen romantik ilişkiler, ev sahibiyle davalık
olma, işsiz kalma korkusu gibi birçok İstanbul ‘norm’u istem dışı masaya
yatırılmış olur.
Şişedeki rakı seviyesindeki azalma norm oluşumunun ‘nasıl’ını düşünme miktarını
arttırır. İstanbul’daki, her açıdan, güvensiz yaşantının yarattığı agresiflik
gün yüzüne çıkar ve bu durum eş zamanlı olarak hem bir toplum suçlamasına hem de
hissedilen sorumluluk altında bir ezilmeye dönüşür. Artık masadaki muhabbetin
konusu dört arkadaşın hayatının günceli olmaktan çıkmıştır ve bu günceli yaratan
tüm olguların oluşumuna nasıl dahil olunabileceğine dönüşmüştür.
Değişimin normlarından da sıkılmış olan Erkin eylem planı olarak sadece; içinde
bulunulan, ezbere, günlük yaşantının durması gerekliliğini savunur ve
yeterliliği şaibeli tezinin ikna yollarını arar, ama belki de hem Erkin’in hem
de arkadaşlarının bu tartışmanın içinde olma nedeni masada oturup teoride
tartışmanın yarattığı geçici tatmin, güven ortamı ve yarına gerçekten uyanacak
olmanın korkusudur.
Erkin, a man in his late twenties, has three close friends, and that day happens
to be his birthday. A traditional rakı gathering has been arranged at Erkin’s
home. The conversation around the table begins with everyone talking about the
current state of their lives. Unsuccessful romantic relationships, legal
disputes with landlords, and the fear of unemployment many of Istanbul’s ‘norms’
unintentionally become the topics of discussion.
The decreasing level of rakı in the bottle increases the amount of contemplation
on the how of norm formation. The inherent insecurity of life in Istanbul
fosters an underlying aggression that inevitably surfaces, simultaneously
turning into both an indictment of society and a crushing weight of personal
responsibility. The ongoing conversation is no longer about the four friends’
personal lives; instead, it has shifted to how they are implicated in the very
structures that shape their reality.
Tired of even the norms of change, Erkin insists on only one action the
necessity of bringing the monotonous, routine-driven daily life to a halt. He
searches for ways to persuade others of his dubious thesis, even as its adequacy
remains uncertain. Yet, perhaps the very reason Erkin and his friends engage in
this debate is the fleeting satisfaction and sense of security that theoretical
discussion provides along with the underlying fear of truly waking up to
tomorrow.