Yapım Tarihi - 2023
Süre - 00:09:38
Format - Kurmaca, Renkli, Türkçe
Yönetmen / Director - Ferhat Ertan
Yapımcı / Producer - Ferhat Ertan
Senaryo / Screenplay - Ferhat Ertan
Kurgu / Editing - Erdağ Yenel
Görüntü Yönetmeni / Cinematographer - Hasan Göktaş
Müzik / Music - Tahtarevalli
Oyuncular / Cast
Ali Kalaycı
Erdağ Yenel
Gamze Yeneş
Cemalettin Çekmece
Kazım Başer
Terzi dükkânına getirilen çarşaf, Arif'i kendi gerçekliğiyle bir kez daha
yüzleştirecektir.
The chador brought to the tailor's shop will confront Arif with his own reality
once more.
3. Luma Kısa Film Festivali, Kısa Film Yarışması, Finalist. 2023
24. İzmir Kısa Film Festivali, Ulusal Panorama Bölümü, Gösterim Seçkisi. 2023
1. Fethiye Film Festivali, Gösterim Seçkisi. 2023
Kaynak İzmir Kısa Film Festivali
Çember'in yönetmeni Ferhat Ertan: Arif'in gözünden dünyaya bakmaya
çalışabilirler
Çember'in yönetmeni Ferhat Ertan, "Filmi LGBTİ+’ların muhafazakar bir toplumda
yaşadıkları sıkışmışlık hissini ortaya çıkartmak için çektik. Arif'in gözünden
dünyaya bakmaya çalışabilirler" dedi.
Ferhat Ertan’ın yazıp yönettiği kısa film 'Çember'de; Ali Kalaycı, Cemalettin
Çekmece, Gamze Yeneş, Erdal Yenel ve Kazım Başer rol alıyor. Çekimleri 2022
yılında yapılan film, Arif adında bir karakterin cinsel kimliğini tanımasını
konu alıyor.
Filmin yönetmeni Ferhat Ertan ile filmin yapım sürecini ve konusunu konuştuk.
‘KARAKTERİN İLK TOHUMU PANDEMİDE ORTAYA ÇIKMIŞTI’
Senaryonun ortaya çıkışından bahsedelim. Filmdeki Arif karakterinin cinsel
kimliğini bir terzide keşfettiği bu fikir nasıl ortaya çıktı?
Senaryonun son halini alması epey uzun sürdü. Ancak karakterin ilk tohumu
pandemide ortaya çıkmıştı. J.R.R Tolkien'in kitabını okuyordum. Tolkien kitapta
Nazgul karakterini ‘Kara çarşaflara bürünmüş ölü krallar, atlarını sürüyor’ diye
betimlemişti. O ara kara çarşaf (burka) giymiş bir 'erkeğin' insanların içinde
yürüdüğünü düşünmüştüm. Sonrasında bu tohumu arkadaşlarımla paylaştım ve hep
birlikte bu tohumu yeşerttik. Arif 20'li yaşlarında toy bir genç ve yaşamak
zorunda kaldığı sosyal çevre tarikatların kol gezdiği bir yer. Arif, babasının
terzi dükkanında çalışıyor. ‘Cinselliğini terzide keşfetmek’ demekten ziyade var
olduğu yer terzi dükkanı olduğu için orada bunu yaşıyor. Başka bir yerde olsaydı
yine onu yaşayacaktı. Tabi terzi dükkanı karakter dramaturjisini güçlendirmek
için epey bir olanak sağladı.
‘DOSTLARIMIZDAN MADDİ MANEVİ DESTEK İSTEDİK’
Filmin çekilmeye başladığı günden bugüne nasıl bir süreç geçti?
Sinema, doğası gereği oldukça zor ve pahalı bir sanat. Bunun tüm zorluğunu filmi
bitirene kadar hissettiğimizi söyleyebiliriz. Dayanışmayla üstesinden
gelebilirdik ve öyle de oldu. Filmin ihtiyaçlarını karşılayabilmek için
dostlarımızdan maddi manevi destek istedik. Sağ olsunlar dostlarımız da koşulsuz
destek oldular. Yani filmin tüm giderlerini ve ihtiyaçlarını fonlanma meselesine
girmeden kendi öz gücümüzle çektik. Koşullardan kaynaklı filmi bir günde
bitirmemiz gerekiyordu. Ortalama 18 -19 saat aralıksız set süreci geçirdik. Set
gününden bir gün öncesinde de bir grup arkadaşımız sabah 4’e kadar seti
hazırladılar. Sabahında da sete girip filmi bitirebildik. Filmde
deneyimlediğimiz nokta, bu işin sadece parayla değil gerçekten de dayanışmayla
yapılabileceğini görmek oldu. Bir set emekçisini o kadar uzun bir süre parasıyla
bile orada tutamazsınız gibi geliyor. Son dönemlerde çok sık duyduğumuz
‘dayanışma yaşatır!’ sloganı bir de şöyle kullanılabilir ‘dayanışma ürettirir!’
‘ARİF’İN GÖZÜNDEN DÜNYANIN NASIL GÖRÜNDÜĞÜNE BAKMAYA ÇALIŞABİLİRLER’
Seyirci filmde kendisini görebilir mi? Filmi izleyen seyirciden bir beklentiniz
veya seyirciye tavsiyeniz var mı?
Görebilirler ancak pek de görmek isteyeceklerini sanmıyorum. Mesele belki
burasıdır. Arif’in yaşadığı durumu gündeme getirmek. Elbette ki film, bu
meselelerin sonunu getirecek iş değil ancak çemberi biraz da aşındırmaya çalışan
orayı kırmaya çalışan bir noktada yer alıyor. Biz temel olarak filmi LGBTİ+’ların
muhafazakar bir toplumda yaşadıkları sıkışmışlık hissini ortaya çıkartmak için
çektik. Belki Arif’in gözünden dünyanın nasıl göründüğüne bakmaya
çalışabilirler. Keza filmde de bu atmosferi elimizden geldiği kadar yaratmaya
çalıştık.
‘ZORLANDIĞIM DURUM, İÇERİĞİNDEN ZİYADE FİLMİN BAĞLAMINI BULACAĞI YER OLDU’
Toplum ve cinsiyet konularını içeren bir film yazmak sizi zorladı mı? Ya da
başka bir deyişle ne gibi zorluklar ile karşılaştınız?
Zorlandığım durum, içeriğinden ziyade filmin bağlamını bulacağı yer oldu. LGBTİ+
alanında mücadele eden, öznesi olan ve çalışmalar yürüten arkadaşların
desteğiyle senaryoyu belirli bir denkleme oturtmuş olduk. Toplumun, çemberin bir
parçasıyız o yüzden Arif'in hikayesine çok da yabancı değiliz. Her gün bir
yerlerde LGBTİ+’ların neler yaşadığını nasıl zorluklar içerisinde yaşamını
sürdürdüğünü -belki sürdüremediğini- görüyoruz. Bir noktada da kameramızı buraya
çevirmemiz gerektiğini düşündük. İyi ki de çevirmişiz.
‘BİZLERİ ÇAĞIRIN FİLMİ ALIP GELELİM’
Son olarak bizim aracılığımızla seyirciye neler söylemek istersiniz?
Türkiye’de çekilen kısa filmlerin büyük bir kısmı festivallere sıkışmış durumda.
Bizler de filmi sadece festivallere sınırlandırmak istemiyoruz. Alternatif bir
gösterim alanını yaratmaya çalışıyoruz. Bu yüzden filmi etkinliklerinde,
çalışmalarında göstermek isteyen herkese açık çağrı olsun. Bizleri çağırın filmi
alıp gelelim biz gelemiyorsak da filmimizi gönderelim onlar seyirciyle
buluştursun.